Bazı dostluklar vardır; zamana meydan okur, yıllar geçse de eskimez, mesafeler girse de eksilmez. Kırk yıllık dostluk, yürekte taşınan bir ömürlük kardeşliktir.
CAN DOSTUM ENGİN YILMAZ, DUALARIM SENİNLE!
Bazı dostluklar vardır; zamana meydan okur, yıllar geçse de eskimez, mesafeler girse de eksilmez. Kırk yıllık dostluk, yürekte taşınan bir ömürlük kardeşliktir.
Hayat bazen hiç beklemediğimiz bir anda yüreğimize endişe düşürür. Bir telefon, bir haber, bir sesin değişmesi… Bir anda insanın içini tarifsiz bir kaygı kaplar. İşte bugün benim yaşadığım da tam olarak buydu.
Can dostum, can kardaşım, can yoldaşım, meslektaşım; Gazete Gündem’in İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Engin Yılmaz kardeşimin ani bir rahatsızlık sonucu Antalya’da hastaneye kaldırıldığını öğrendim.
Doktorların acilen anjiyo yapılması gerektiğini belirtmesi üzerine anjiyo işlemi gerçekleştirilmiş. Kendisinin hastanede tedavisinin sürdüğünü öğrendim.
Hemen telefonuma sarıldım. Aradım can dostumu…
Telefonu eşi açtı. Ardından telefonu Engin kardaşıma verdi.
Sesini duydum ama sesi her zamankinden farklıydı.
İçime bir endişe düştü. Hâlini hatırını sordum.
Hastanede olduğunu, anjiyo geçirdiğini söyledi.
O an insanın aklından neler geçiyor, anlatmak kolay değil.
Dile kolay, tam kırk yıl…
Kırk yılın hatıraları, paylaşılan sevinçler, acılar, sohbetler, mesleki mücadeleler, omuz omuza yürünmüş yollar…
İnsan böyle zamanlarda anlıyor ki dostluk, yalnızca güzel günlerde yan yana olmak değildir.
Dostluk; bir kardeşinin sesindeki değişikliği hissedebilmek, onun için endişelenmek, kalbinin onunla birlikte çarpmasıdır.
Engin kardeşim, sen benim için yalnızca bir arkadaş, yalnızca bir meslektaş değilsin. Sen benim can dostum, can kardaşım, can yoldaşımsın.
Kırk yıllık dostluğumuzun içinde ne hatıralar biriktirdik.
Ne sohbetler ettik, ne yollar yürüdük, ne mücadeleler verdik.
Gazetecilik mesleğinin sorumluluklarını, hayatın yükünü, zaman zaman yaşadığımız sıkıntıları ve güzellikleri paylaştık.
Yılların içinden süzülüp gelen bu dostluk, benim gönül dünyamda her zaman çok özel bir yere sahip oldu.
Şimdi senden tek dileğim var can kardeşim…
Allah sana sağlık versin.
Rabbim seni sevdiklerine, ailene, dostlarına ve meslektaşlarına bağışlasın.
Hastane odasından en kısa zamanda sağlığına kavuşmuş olarak çıkmanı, yeniden aramızda olmanı, o bildiğimiz sesinle bizimle konuşmanı yürekten istiyorum.
Can dostum, can kardaşım Engin Yılmaz… Dualarımız seninle.
Rabbim doktorlarımıza güç, kuvvet ve şifa vesilesi olacak bilgi ve beceri nasip etsin. Sana da sabır, moral ve sağlık versin. Bu zor süreci en kısa zamanda geride bırakmanı diliyorum.
Seninle daha nice yıllara, daha nice dostluk sohbetlerine, daha nice güzel günlere ulaşmak istiyoruz.
Çünkü bazı insanlar hayatımızda sıradan bir yer tutmaz.
Onlar yılların ötesinde, kalbimizin en özel köşesinde yaşar.
Onların acısı içimizi acıtır, sevinçleri sevincimiz olur.
Onlar bizim için dosttan öte, kardeşten öte bir anlam taşır.
Kırk yıllık dostluk kolay kurulmaz, kolay unutulmaz, kolay vazgeçilmez.
Sen de benim için böylesin Engin kardeşim.
Dualarım, iyi dileklerim ve bütün kalbimle yanındayım.
Allah'ın izniyle bu günleri geride bırakacak, yeniden sağlıkla, huzurla ve mutlulukla bir araya geleceğiz.
Yeter ki sen iyi ol…
Allah acil şifalar versin can dostum, can kardaşım, can yoldaşım Engin Yılmaz.
Rabbim seni korusun, sağlığına kavuştursun. En kısa zamanda güzel haberlerini almayı, yeniden sağlıkla kucaklaşmayı nasip etsin.
Kırk yıllık dostluğumuzun hatırına, gönül bağımızın gücüne ve dualarımızın samimiyetine sığınarak söylüyorum:
Geçmiş olsun can kardeşim. Allah şifa versin. Seni seviyoruz, seni bekliyoruz.
Dostluğumuz dün vardı, bugün var, inşallah yarınlarda da var olacak.