Milliyetçiler, 12 Eylül'de büyük bir travma yaşadılar. Hapishanelerde, işkence hanelerde büyük bedeller ödediler.Bazı kurumlarla ilgili düşünce ve kabullerinin yanlışlığını gördüler
2010'lu yıllarda, daha AKP-MHP ittifakı yokken, Büyük Türkiye Partisi Genel Başkanı Haydar Baş,böyle bir ittifakın kurulacağını ve ülkenin bu ittifaka böldürüleceğini söylüyordu.
Dört gün önce Trabzon karşısında oynanan oyun ve alınan galibiyetin Nottingham Forest maçında tekrarlanacağı umuluyordu. Seyirciyi maça koşturan bu umuttu.
Kötüyü ödüllendiren bir sistemle karşı karşıyayız. Lafa gelince herkes" Kuran, emaneti ehline veriniz,diyor" diye nutuk atar. Fakat birçok kişi emanetten neyin kast edildiğinin şuurunda değildir.
Doksanlı yıllar derörün en yaygın olduğu yıllardı. Biz PKK derörü ile uğraşırken aynı yıllarda Rusya Çeçen mücahitleri ile mücadele ediyordu.
Suriye ile ilişkiler tahmin edilemeyecek kadar iyileşmişti. Esat, ailece tatilini Türkiye'de geçiriyor, Erdoğan ailesi ile son derece samimi ilişkiler kuruyordu.
Devletle yönetim bir bütündür; devlet bir otobüs ise, hükümet onun sürücüsüdür. Herhangi bir kazada otobüs değil, sürücü sorumlu tutulur.
Ama hayatının baharında toprağa düşen şehitlerimize de ‘ deset’ denilmesine katlanacakmışız. Yani Türkçesi, Apo’yu yaptığı ihanetlerle anmak yasak
Yuhalama övgü ile yergi arasında çok büyük bir fark yoktur. Sizi yüzünüze karşı öven biri sırtınızı döner dönmez tam tersini söyleyebilir. Eleştiri de siyasetin bir parçasıdır.
Onunla BBP’nin kuruluş yıllarında 1992 sonlarında tanıştık. Sonra BBP’de uzun yıllar birlikte olduk. Malatya’da , Kayseri’de birlikte saldırıya uğradık.
Dünya, İsrail’i kınamaktan başka bir şey yapamadı. Onu da Batı dünyasının halkları yaptı, bazılarının siyaset malzemesi haline getirdiği ‘ümmetten’ öyle bir ses bile çıkmadı.
TBMM başkanı Numan Kurtulmuş, partileri ziyaret ederek “Derörsüz Türkiye” için kurulacak komisyona üye vermelerini istedi.
Bu bağlantı sizi https://www.gapolaygazetesi.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.