Bazı insanlar vardır… Ardında sadece başarılar değil, bir anlam bırakır. İşte tam da böyle bir isimdi Mircea LUCESCU.

Bir insan, bir dönem, bir iz: Mircea Lucescu Hayata Veda Etti!

Tamer Atalay’ın Acı Günü: Bir dostu, bir efsaneyi uğurladı!

Bazı insanlar vardır…
Ardında sadece başarılar değil, bir anlam bırakır.
İşte tam da böyle bir isimdi Mircea LUCESCU.

Ona sadece bir teknik direktör gözüyle bakmak eksik kalır.
O; bir dönemin hafızası, bir futbol aklı, bir neslin mimarıydı.

Onun vefatıyla birlikte sahadan sadece bir teknik direktör değil;
bir dönem, bir kültür, bir ruh, bir karakter ve bir futbol felsefesi uğurlandı.
Ve geriye…
sayılardan çok daha büyük bir şey kaldı:
İnsanlara dokunan bir hayat.

Dünya futbolu büyük bir değeri kaybederken, bu kayıp bazı isimler için çok daha derin bir anlam taşıdı.

Çünkü bazı insanlar giderken sadece kupalar bırakmaz…
İnsanlar bırakır.!
Bu isimlerin başında ise kadim dostu Mircea Lucescu’nun vefat haberiyle derinden sarsılan Romanya Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Atalay geliyordu.
Atalay'ın katafalka bıraktığı çelenk, bir dostluğun sembolüydü.
Lucescu’nun oğlu Răzvan Lucescu ile paylaşılan o kısa an ise, yılların birikmiş saygısının sessiz ifadesiydi.

Yaklaşık 30 yıldır Türkiye ile Romanya arasında spor, sosyal-kültürel ve ekonomik köprüler kuran Dr. Tamer Atalay için bu tören, bir görev değil, bir vedaydı.
Zira, Tamer Atalay ile Mircea Lucescu arasında uzun yıllara dayanan güçlü bir dostluk bulunduğu, Atalay’ın ayrıca George Hagi ile yakın ilişkiler kurduğu ve Rumen spor dünyasıyla iç içe olduğu biliniyor.

Bükreş’te duygusal veda!

Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen cenaze töreni, binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti.
Veda töreni, Arena Națională Stadı’nda düzenlendi.

Stadyumu dolduran binlerce kişi, efsane teknik adama gözyaşları ve alkışlarla veda etti.
Sevenleri çiçekler bıraktı, mumlar yakarak onu andı.
Lucescu için düzenlenen cenaze törenine çok sayıda spor insanı, iş dünyası temsilcisi ve sevenleri katıldı.
Binlerce kişinin yer aldığı törende, Lucescu’ya son görev gözyaşları ve alkışlar eşliğinde yerine getirildi.

Futbolculuk ve teknik direktörlük kariyerinde önemli başarılara imza atan Mircea Lucescu; Türkiye’de Galatasaray ve Beşiktaş ile kazandığı şampiyonlukların yanı sıra Türkiye A Milli Futbol Takımı’nı da çalıştırdı. Lucescu, kariyeri boyunca Türkiye ile Romanya arasında spor alanında güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağladı.

Lucescu’nun hikâyesi sadece kazandığı şampiyonluklardan ibaret değildi elbette.
O; çocukları alıp kahramanlara dönüştüren bir aklın, bir emeğin ve bir vizyonun adıdır.

Romanya’dan başlayan hikâye…
Gheorghe Hagi, Dan Petrescu, Ilie Dumitrescu, Florin Răducioiu, Gabi Balint, Ioan Sabău, Marius Lăcătuș…

En güçlü dönem (Shakhtar)
Aslında Lucescu’nun en büyük mirası:
Douglas Costa
Willian
Fernandinho
Srna
Mkhitaryan

Ve sonra dünya sahnesi…
Andrea Pirlo, Ronaldo Nazário, Roberto Baggio, Javier Zanetti, Diego Simeone, Iván Zamorano…

Daha yakın zaman…
Fernandinho, Alex Teixeira, Willian, Douglas Costa, Henrikh Mkhitaryan, Darijo Srna…

Ve Türkiye…
Cengiz Ünder, Merih Demiral, Hakan Çalhanoğlu…

Bundan sonrasına da bakarsak;
Futbolcu olarak:
* Romanya’da 7 kez şampiyonluk
* Kulüp takımlarında 416 maç / 93 gol
* Milli takımda 70 maç / 9 gol
* 1970 Dünya Kupası katılımı
Teknik direktör olarak:
* Dinamo ile 1 lig şampiyonluğu ve 2 kupa
* Rapid ile 1 lig şampiyonluğu, 1 kupa ve 1 süper kupa
* Corvinul ile 2. Lig şampiyonluğu
* Brescia ile Serie B şampiyonluğu
* Galatasaray ile Avrupa Süper Kupası ve lig şampiyonluğu
* Beşiktaş ile lig şampiyonluğu
* Şahtyor Donetsk ile 8 lig şampiyonluğu, 6 kupa, 7 süper kupa ve 1 UEFA Kupası
* Zenit ile 1 süper kupa
* Dinamo Kiev ile 1 lig şampiyonluğu, 1 kupa ve 1 süper kupa

“Sahada ölmek istiyorum” demişti.
Ve neredeyse bunu başarıncaya kadar hiç durmadı.
Mircea Lucescu son ana kadar orada olmak istedi, en uzun süre direnen, en inatçı olan olmak…
Bunun karşılığında ise her şeyini verdi:
yıllarını, huzurunu, sağlığını, ailesiyle geçireceği zamanı…
Futbolu tükenene kadar yaşadı.
Son damlasına kadar.
Ve belki de gerçek şu kadar basit:
Futbol onun hayatının bir parçası değildi…
Onun hayatı futboldu.

Bu bir liste değil.
Bu, bir insanın dünyaya bıraktığı izin haritasıdır.
Ama belki de en büyük başarısı kupalar değildi…
İnsanlara dokunabilmekti.

Ve bazı insanlar ölmez.
Onlar, yetiştirdikleri insanlarda ve kurdukları dostluklarda yaşamaya devam eder.
Ve bazı vedalar vardır…
En çok da dost olanları yakar.
Zira;
“Bazıları yaşar, bazıları iz bırakır… o ikisini de yaptı.”
Ruhu şad olsun.