konjonktüre göre değişkenlik gösterse de, bizler için töre başka bir boyutta tasavvur edilerek tek eksenli olarak şekilenir

Kemal Tahir’in TC’nin kuruluş yıllarını İzmir Suikastı kesitinde anlattığı romanı, Kurt Kanunu, “Kurtlukta düşeni yemek kanundur” vecizesiyle başlar.

Kurtlar sofrasına dönüştüğü durumlarda şu veya bu sebepten dolayı kavga gücü tükenen, tökezleyen kişilerin karşı saftakilere gerek kalmaksızın, daha biraz önce yandaş oldukları tarafından “işinin bitirildiğini” anlatır bu söz.

Kurtlukta düşen düşene...

- Yeni Dünya Düzeninde Çok Şey Değişecek!

- Uyum Sürecine Hazırlıklı Olmak Gerek!

Mutasyona uğramadan adaptasyon sürecinden geçebilenler yeni liderler olarak satranç tahtasında yerini alacaklardır.

Toplumsal evrim süreci tamamlanmak üzere' kaçınılmaz değişimler buhranlı ve kaotik günlerden geçer unutmayalım...

Böylesi bir dönemde stratejiler konjonktüre göre değişkenlik gösterse de, bizler için töre başka bir boyutta tasavvur edilerek tek eksenli olarak şekilenir...

Töre birdir ve tektir... İnsan ol! // İyi insan ol!

Dikkat! Yeni dönemde yıllarca görmeye alıştığımız pek çok lider artık sahada olmayacak...

Bununla birlikte, yaşadığımız şu kaotik dönemde emperyalist küresel sermaye güçlerinin tehdit unsuru olarak gördüğü milletler ya da halk toplulukları çeşitli faktörlerle yok edilerek kitleler için sömürge sistemi kaynaklara ve ihtiyaçlara göre yeniden dizayn edildi.

İhtiyaç halleri sağlıktan, ekononomiye ve savunma sanayine kadar yeniden programlandı.

Bu yalnızca iyi ve kötülerin savaşı olarak görmemek gerekir... Varlığını ortaya koyamayan bir kimsenin seçim hakkı olamaz çünkü...

Çoklu cephelerde kaderci ve teslim olma anlayışı doğrultusunda sürü priskoloji ile hareket edenlerin savaşı hem kendileri hem de bu iki taraf arasındaki taraf olma savaşı...

Yönetenler ve yönetime talip olanlar, yönetenler ve yönetilenler, yönetilenler ve yönetilenler arasında yönetilemeyenler ve yönetilenler karşı olmakla birlikte, yönetenlere ve yönetime talip olanlara karşı yürütülen bir savaş...

Kısaca bir devrim ve inkılâp hal vaziyetinde haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve düzensizliğe karşı çok yönlü büyük bir savaş...

İyi kime göre iyi, kötü kime göre kötü?

Akılcı bir yaklaşımla, bilimsel kronolojik olayları okuyabilme yetisine sahip, zeki ve güçlü karakterli adın olarak tanımladığınız ahlaklı insanların ancak görebileceği ve etkin hamleler doğrultusunda hareket etmek gerekir...

Şayet etrafınızda olup bitenlerden son derece rahatsız oluyor ve ümitsizliğe kapılıyorsanız ilk adım olarak bir uyku sersemliği vaziyetinde gözlerinizi açmışsınız demektir...

Sonrası, sonrası sırası ile benzer durumda olanları farketmenizle başlayarak bireysel uyanışlarda toplumsal uyanışlarda gebe olacaktır..

Tıpkı bugün olduğu gibi...

Büyük değişime hazırlık yapacak, toplumun küçük bununla birlikte güçlü ve etkin bireyleri bölgesel değil bütünsel tabana yayılım metodları ile her alanda her durumda kaynaşarak bu dönemde mutasyona uğramadan öz benliğini koruyarak özüne adaptasyon sağlayarak gelişecek ve varlıklarını sürdürebileceklerdir...

Bunun dışındaki sabun köpüğü etkisi, fantazi yüklü tanrıyı kıyamete zorlayacağını düşünen gruplar elbette böylesi temeli güçlü bir direniş karşısında geri çekilecek ve hatta yok olacaktır...

Ancak bu birleşme ve bütünleşme kendisini bu hakikatli ve gerçek olan binlerce yıllık kadim töremizin gereğine adayanlar tarafından sağlananabilir...

Bu yöndeki metodolojik çalışmalar ve bütünsel yayılım stratejileri "Adanmışlar Meclis'inde" sürdürülmüştür ve sürdürülmeye de devam edecektir...

Saygılarımla,

Güneş Altuner

(“KURTULUŞ” adlı kitabımın / Adanmışlar Meclisi Kurucularından, Devrime Yürüyüş Bölümü)