Cumhuriyet henüz çok yeniydi ve saltanat ile hilafetin kaldırılması gibi köklü inkılaplar topluma yeni yeni aktarılıyordu. Çok partili hayata geçildiğinde, rejime ve yeniliklere karşı olan gruplar doğrudan bu partilerin içinde örgütlenmeye başladı.
ATATÜRK VE
ÇOK PARTİLİ HAYAT
Mustafa Kemal Atatürk
çok partili hayata geçiş konusunda aslında acele etmiş ve
cumhuriyetin ilk yıllarında iki kez büyük deneme yapmıştır.
Ancak bu denemelerin başarısızlıkla sonuçlanması ve ülkenin içinde bulunduğu hassas dönem, sürecin zamana yayılmasına neden olmuştur.
Atatürk’ün çok partili sistemi hemen kalıcı hale getirememesinin ve daha temkinli yaklaşmasının ana nedenleri şunlardır:
• Devrimlerin ve
Rejimin Korunması:
Cumhuriyet henüz çok yeniydi ve saltanat ile hilafetin kaldırılması gibi köklü inkılaplar topluma yeni yeni aktarılıyordu. Çok partili hayata geçildiğinde, rejime ve yeniliklere karşı olan gruplar doğrudan bu partilerin içinde örgütlenmeye başladı.
• Güvenlik ve İsyan Riski:
1924 yılında kurulan ilk muhalefet partisi Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, kısa süre sonra patlak veren ve devleti tehdit eden Şeyh Sait İsyanı ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle kapatılmak zorunda kalındı.
• Toplumsal Hazır Bulunuşluk
ve Eğitim:
Dönemin Türkiye’sinde
okuma-yazma oranı son derece düşüktü ve modern demokrasi kültürünün tabana yayılması zaman alacaktı. Atatürk, halkın bilinçli bir siyasi tercih yapabilmesi için
önce eğitim ve kültür seviyesinin yükseltilmesi gerektiğine inanıyordu.
• Menemen Olayı
ve Radikalleşme:
1930 yılında bizzat Atatürk’ün teşvikiyle kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası, kısa sürede cumhuriyet karşıtlarının odağı haline geldi. Parti lideri Ali Fethi Okyar, durumun tehlikesini görerek partiyi feshetti. Hemen ardından yaşanan Menemen Olayı (Öğretmen Kubilay’ın şehit edilmesi), toplumsal zeminin çok partili siyaset için henüz olgunlaşmadığını kanıtladı.
• Küresel Atmosfer:
1920’li ve 1930’lu yıllarda tüm dünyada (İtalya, Almanya, SSCB vb.) faşizm, nazizm ve komünizm gibi totaliter rejimler yükselişteydi. Demokrasilerin krizde olduğu bu küresel istikrarsızlık döneminde, iç cephede birliği korumak öncelik haline geldi.
Özetle; Atatürk çok partili rejimi
bir hedef olarak görmüş, hatta bunu kendi dönemi içinde iki kez bizzat başlatmıştır. Sürecin ertelenmesi
bir isteksizlikten değil; yeni kurulan devletin bekasını koruma ve inkılapları kökleştirme zorunluluğundan kaynaklanmışt