Samsat topraklarında doğan, mizahı ve hicvi düşüncenin güçlü bir silahına dönüştüren dünyaca ünlü düşünür Lukianos, asırlar sonra memleketinde yeniden hatırlandı.
SAMSATLI LUKİANOS VE NECATİ ATAR
Yaklaşık 1900 yıl önce Samsat topraklarında doğan, mizahı ve hicvi düşüncenin güçlü bir silahına dönüştüren dünyaca ünlü düşünür Lukianos, asırlar sonra memleketinde yeniden hatırlandı.
Samsatlı Lukianos Felsefe Platformunun öncülüğünde, Samsat Belediyesinin katkılarıyla düzenlenen ve benim de katıldığım 1. Samsatlı Lukianos Felsefe Günleri, Adıyaman'ın unutulmaya yüz tutmuş kültürel ve düşünsel mirasının yeniden gün yüzüne çıkarılması açısından önemli bir adımdı.
İki Bin Yıl Öncesinden Günümüze Uzanan Hiciv
Antik Çağ'ın önemli düşünürlerinden Lukianos, yaşadığı dönemin sahte bilgelerini, dalkavuklarını, toplumsal çelişkilerini ve insanın zaaflarını keskin bir mizah diliyle eleştirmişti. Onun amacı yalnızca güldürmek değil, güldürürken düşündürmekti.
Programda Prof. Dr. Mustafa Çevik başta olmak üzere değerli akademisyenler, Lukianos'un felsefesini ve hiciv anlayışını farklı yönleriyle ele aldılar. Doç. Dr. Mehmet Türkan'ın Lukianos'un Batı Rönesansı üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmeleri de dikkat çekiciydi.

Bu anlamlı organizasyona destek veren Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat'ı kutluyorum. Özellikle programın perde arkasında büyük emek harcayan değerli dostum, gazeteci-yazar Fahrettin Çelik'in gayretlerini de takdirle karşılıyorum.
Ancak böylesine önemli bir düşünürün tanıtımı bir günlük etkinlikle sınırlı kalmamalı. Üstelik programın gerçekleştirildiği salon yetersizdi. Bu kadar büyük bir filozof bu kadar küçük bir salona haliyle sığmazdı. Bundan sonraki buluşmalar için Samsat Belediyesi düğün salonunun konferans düzenine uygun hâle getirilmesi yerinde olacaktır.
Lukianos adına uluslararası etkinlikler düzenlenmeli, eserleri genç kuşaklara tanıtılmalı, Samsat bir kültür ve felsefe merkezi hâline getirilmelidir. Bu yönde şahsımdan talep edilecek her türlü katkıyı sunmaya da hazırım. Benim desteğimde Samsatlı hemşerilerime çok büyük olur.
Lukianos'u Anarken Necati Atar'ı Unutmayalım
Gelelim asıl söylemek istediğime...
Yaklaşık iki bin yıl önce bu topraklarda yetişen, eserleriyle Avrupa düşünce dünyasında iz bırakan Lukianos'u bugün anıyoruz. Peki, günümüzde aynı coğrafyada hiciv kalemini ustalıkla kullanan yazarlarımızın değerini anlamak için de iki bin yıl mı bekleyeceğiz?
İşte burada aklıma Adıyaman'ın güçlü hiciv ustası Necati Atar geliyor.
Lukianos kendi çağının sahte bilgelerini, dalkavuklarını ve toplumsal çürümüşlüğünü eleştirirken, Necati Atar da günümüzün siyasetçilerini, çıkar ilişkilerini, ikiyüzlülüklerini , halk dalkavukluklarını, 1900 yıl önce Lukıanus’un da karşılaştığı bu günde aynı olaylara sahne olan kentimizde halkın çaresizliği ve toplumsal aksaklıklarını kendine özgü nükteleriyle hicvediyor.
Elbette iki ismi tarihsel büyüklükleri bakımından aynı kefeye koymak doğru olmaz. Ancak aradan geçen yaklaşık iki bin yıla rağmen hicvin özü değişmiyor: Yanlışı göstermek, sahte erdemleri sorgulamak ve insanı düşündürmek.
Lukianos'un hicvi dünya edebiyatına mal olmuş bir mirastır. Necati Atar'ın yazıları ise yaşadığımız dönemin toplumsal hafızasına düşülen önemli eleştirel notlardır.
Unutmayalım ki şehirleri değerli kılan yalnızca yolları, binaları ve yatırımları değildir. O şehirlerin yetiştirdiği düşünürler, sanatçılar ve kalem sahipleri de en az bunlar kadar kıymetlidir.
Samsat'ta Lukianos'u anmak ne kadar önemliyse, bugün aramızda yaşayan Necati Atar gibi kalem sahiplerinin değerini bilmek de o kadar önemlidir.
Çünkü geçmişin büyük isimlerini ölümünden asırlar sonra alkışlamak kolaydır. Asıl marifet, yaşayan değerlerimizi hayattayken fark etmek ve hak ettikleri saygıyı göstermektir.
Lukianos'u tanımak için iki bin yıl geçmiş olabilir. Necati Atar'ı anlamak için iki bin yıl mı beklemeyelim!