Hayat bazen insanı hiç beklemediği yerden sınar. Öyle bir sınav gelir ki dün sahip olduğunuz, varlığını bile düşünmediğiniz şeyler bir anda hayatınızdan çıkar.

Benim Ellerim, Benim Ayaklarım: Ablam

Hayat bazen insanı hiç beklemediği yerden sınar. Öyle bir sınav gelir ki dün sahip olduğunuz, varlığını bile düşünmediğiniz şeyler bir anda hayatınızdan çıkar.

Ben de hayatımın en ağır sınavlarından birini yaşadım. İki kolumu ve iki ayağımı kaybettiğimde yalnızca bedenimden parçalar eksilmedi. Hayallerimin, umutlarımın ve geleceğimin de elimden alındığını düşündüğüm günler oldu.

Her şeyin bittiğini sandığım, zifiri bir karanlığın içinde kaldığım o günlerde karşıma yeniden hayata tutunabileceğim güçlü bir dal çıktı.

Songül Ablam…

Ablam benim için yalnızca bir kardeş olmadı. Hayata tutunduğum en güçlü dalım, fırtınada sığındığım limanım oldu.

Benim neyim eksildiyse o tamamlamaya çalıştı.

Kendi ellerini benim ellerim yaptı. Dokunmam gereken her şeye onun elleriyle dokundum, tutmam gerekenleri onun elleriyle tuttum.

Kendi ayaklarını benim ayaklarım yaptı. Gitmem gereken yerlere onun desteğiyle gittim, önümde duran engelleri onunla birlikte aşmaya çalıştım.

Ama en önemlisi, düştüğüm zamanlarda ruhumu ayağa kaldırdı.

Çünkü insanın bazen bir kol veya bir bacaktan daha fazla, kendisine “Sen yapabilirsin, ben yanındayım” diyecek bir sese ihtiyacı oluyor.

Songül Ablam benim için işte o ses oldu.

Hayat bana çok şey kaybettirmiş olabilir ama aynı hayat bana aile sevgisinin ne kadar büyük bir hazine olduğunu da öğretti. Fedakârlığın yalnızca güzel bir söz olmadığını, kardeşliğin aynı anne babadan dünyaya gelmekten çok daha büyük anlam taşıdığını yaşayarak gördüm.

Bir insanın yarasına merhem olmak için her zaman büyük imkânlara sahip olmak gerekmiyor. Bazen bir el, bazen bir omuz, bazen de “Ben buradayım” diyen samimi bir yürek, insanı yeniden hayata bağlayabiliyor.

Ben bunu kendi hayatımda yaşadım.

Bugün hâlâ mücadele ediyor, hayata tutunuyor ve geleceğe umutla bakabiliyorsam bunda ailemin ve özellikle Songül Ablamın emeğini görmezden gelemem.

İyi ki varsın ablam.

Sen benim sadece ablam olmadın. Ellerim, ayaklarım, kanadım ve en zor günlerimde umudum oldun.

Hayat bana bir gerçeği çok ağır bir şekilde öğretti:

İnsan bazı şeyleri kaybedebilir. Ama yanında kendisini gerçekten seven bir ailesi varsa yeniden ayağa kalkmanın, yeniden umut etmenin ve hayata yeniden sarılmanın bir yolunu bulabilir.

Çünkü günün sonunda dönüp baktığımda söyleyebileceğim en anlamlı söz şudur:

Aile her şeydir.