Bir kez hissettin mi güvensizliği, yalın ayak, nefes nefese koştuğun uyuyan sevginden de kaçarsın. Duyguların şah damarı patlamıştır artık.

GÜNAYDIN… BUGÜN DE GÜVENE ÇARPTI KALBİM!

Gönül sazımın tellerine bu güzel duygu vurdu. Huzur kapladı içimi. Güvendiğim, sevdiğim insanları düşünüp kutsadım onları.

Kaçımız yemişizdir ihanetlerin ayazını? Kaç kelebek ölmüştür saklı yalanlarda? Nereye kadar saklarız aldatmacaları?

Yalanlar gebe sancılarıdır; elbet doğacaktır. Güvensizliğe bakan pencere orada açılacak, sevsen de vedası başlayacaktır.

Bu sefer güneşi balçıkla sıvayamazsın. Oysa gül bahçeleri küle dönmüştür. Yıkılan, oracıkta gömülen gelincik ölüleri gibi kıpkırmızı utanç ve hüzün her yerimize saçılır.

Bir kez hissettin mi güvensizliği, yalın ayak, nefes nefese koştuğun uyuyan sevginden de kaçarsın. Duyguların şah damarı patlamıştır artık. Kan infilak etmişse tamponu güvendir. Oya oya işlediğin emeği ilmek ilmek söker, bağrından atarsın. Sonra içine vedanın huzuru girer; güvenin çelik kapısı kapanır.

Bütün gece saydığın yıldızlar yok olur. Sonra yüreğinin huzuru başlar. Güvenemediğin tüm kapıları sessizce kapatır, huzurlu bir güne açarsın. Mis gibi kokar her yer. Kahvenin telvesi bile ayrı bir lezzettir. Penceren gökkuşağına açılır.

Geride kalanlar birbirine benzeyen otlar gibi bir büyür, bir solar. Çınar ağacının dibinde ölürler; öldüklerini bilmeden… Zavallı yalanları ve ihanetleri omurgasız boyunlarına dolanır!

Kutsuyorum ve en çok da sizi seviyorum; güvendiğim yürekleri, huzura çıkan sevdiklerimi. Her güneş doğarken sizi yüreğimde kutsayacağım. Her gün batımında sırtımı güvene ve huzura sıkıca yaslayacağım.

Ve ruhumdaki kız çocuğuyla ip atlayıp dans edeceğim. Parmak uçlarıma kadar veda edeceğim güven duymadığım her şeye, herkese. Sadece gökyüzü çocuklarıyla, yıldızlarla dans edeceğim…

KIYMET ŞAHİN/2026