Beni derinden düşündüren ve üzen bir haber okudum. Bu olumsuz haberler her gün çoğalsa da toplum olarak gerekli özeni göstermiyoruz. Hepimiz sadece seyirciyiz
İNSANLIK AYIBI
Bugün sosyal medyada beni derinden düşündüren ve üzen bir haber okudum. Bu olumsuz haberler her gün çoğalsa da toplum olarak gerekli özeni göstermiyoruz. Hepimiz sadece seyirci oluyoruz...
Şu üç günlük dünyada ne kötü insanlar var. Üç günlük ömrü sağlıklı ve sevdikleri ile mutlu yaşamak için emek vermek yerine başkalarına zarar veren hatta onları yaşamaktan men eden insanlar var. Ne acı ki bu insanlar dünyanın dört bir yanında var. Psikopat ruhlu bu insanlar, çevremizde günbegün çoğalıyor, biz farkında olmasak da onlar yanımıza sinsice sokulabiliyor.
Dünyanın her yerinde anne baba olmak için yeterli olmayan çiftler var. Bana sorarsanız yeni evlenen bütün çiftlere üç-beş yıl devlet çocuk yapmama kuralı koyacak ve o çiftleri takip edecek. Kişisel gelişimi tam olmayan, bedensel ve ruhsal açıdan yetersiz anne babalar çocuklarına yetemeyebiliyorlar.
Sevgiyle büyüyemeyen çocuklar bazen boşluğa düşebilir. Arzu ettikleri sevgiyi ailede göremeyenler, o sevgiyi başkalarından bekleyebilir ve özlem duydukları sevginin peşine düşerken de göremedikleri tuzaklara düşebilirler. İşte sevgi yoksunu yaşayan o çocuklar bazen istemeden yanlış yola düşebilir, hata yapabilir hatta böyle geri dönülmesi imkânsız olan acı olaylara da sebep olabilirler.
Her çocuk kendi ailesinde disiplinli ve sevgi ile büyütülüp eğitimine özen gösterilirse sanırım topluma çok faydalı olmasalar da kendilerine ve çevrelerine zarar vermezler. Sevgiye aç ruhların sağlıklı gelişimi de zordur.
2022 yılında, Barcelona’da daha hayatının baharını yaşayan 25 yaşındaki Noelia Castillo, intihar girişiminde bulundu... Kim durup dururken intihar etmek ister ki… Kişileri intihara sürükleyen sebepler bedensel, ruhsal çöküntüler, geçirdiği kötü anılar ve aile içi şiddet gibi olumsuzluklar olabilir.
Noelia Castillo; bu intihar sonucu ölmese de ne yazık ki yaralanmalardan dolayı belden aşağısı felç olmuştu. Bu intihar sonrası yapılan bütün tedaviler sonuçsuz kalmıştı. Bedeninde ve ruh dünyasında çektiği acılar her gün katlanıyordu. Bu acılar onu her gün daha da kötüye götürüyordu.
Noelia Castillo gitgide zorlaşan hayatını kendi rızasıyla sonlandırmak amacıyla ötanazi için devlete başvurdu. Başta babası ve yakın çevresi ona bu fikri için karşı çıksa da o, artık başka çaresi olmadığını bunun tek çözüm olduğunu dile getiriyordu. Doktorların ona eski sağlığına kavuşamayacağını söylemesi ve çektiği ruhsal acıları onu bu karara sürüklüyordu.

Gazetedeki habere göre, Noelia Castillo’nın durumu “Tıbbi dosyaya göre L3 seviyesindeki tam omurilik hasarı, paraplejiye, nöropatik ağrıya, duyu bozukluğuna, dışkı inkontinansına ve her altı saatte bir sonda takılmasını gerektiren idrar sorunlarına yol açtı; bunun yanı sıra belirgin bir işlevsel bağımlılık oluşturdu. Ayrıca tekerlekli sandalyeyle sınırlı bir hareket kabiliyeti bulunuyor ve uyarlanmış iç mekânlarda sınırlı biçimde yürüyebiliyor. Tıbbi raporlarda bu kalıcı ve geri döndürülemez olarak nitelendiriliyor.”
Yaşanan bu olumsuzluklar, Noelia Castillo’nun kâbusu oluyordu. Kendi ihtiyaçlarını görememek, başkalarına muhtaç olmak ne kadar zordu ki ailesinden de yeteri kadar destek alamıyor, kendini yalnız hissediyordu.
Noelia Castillo, kendisini intihara sürükleyen nedenleri ötanazi öncesi bir TV kanalında şöyle dile getirdi. “Dört yıl birlikte olduğu bir partnerinin kendisine yönelik şiddetiyle ilgiliydi; ikincisinde bir gece kulübünde iki erkeğin kendisine saldırmaya çalıştığını söyledi; üçüncü olayda ise yine bir eğlence mekânında üç kişi tarafından saldırıya uğradığını” anlatmıştı. Özellikle yaşadığı o son olay onu çok sarsmış, yaşama sevincini elinden almış, intiharı tek çözüm bulmuştu. “Bu son olay, kendisini paraplejiye götüren intihar girişiminden ve 4 Ekim 2022’de, 21 yaşındayken gerçekleşen o girişimden birkaç gün önce yaşandı.”
Noelia Castillo’nun ötanazi isteği uzun çabalar sonrası devlet tarafından kabul edildi ve genç kadın bazı akıl, mantık, duygu yoksunu insanlar yüzünden bu hayattan vazgeçmiş, kendi isteğiyle son çare bu yolu seçmişti.
Hepimizin hayatı bazen elimizden kayıp gidiyor. Yaşanılan haksızlıklar, korkular, yüreği yakan acılar bizi bizden alıp gidiyor. Bu tür vakalar her gün dünyanın bir başka köşesinde yaşanabiliyor. İnsana yakışmayan her tür davranışı hepimiz yüreğimizden söküp atmalıyız. Kendimize ve çevremize zarar vermeden bize verilen ömrü yaşamalıyız.
Sosyal medya bize böyle acı olaylardan ders alalım diye bahsederek de faydalı olur kanısındayım. Kişiler içindeki isteği, bencilliği, öfkeyi daha doğrusu olumsuz olan bütün o kötü davranışları olumluya çevirmeli. Gazetedeki haberin devamı yürek yakıyor. Olayın bir tek suçlusu yok, ortada çok suçlu var.
“Castillo bu hafta başında İspanyol televizyonuna konuşurken babasının onurlu bir şekilde ölme kararını hukuken engellemeye çalıştığını söylemiş ve "Kararıma saygı göstermedi ve asla göstermeyecek." diye konuşmuştu. Castillo ayrıca zorlu çocukluğunu anlatmış ve yaşamının büyük bölümünü bakım evlerinde geçirdiğini söylemişti.
Dört yıl beraber olduğu eski erkek arkadaşı tarafından, uyku ilacı aldıktan sonra ilk kez cinsel saldırıya uğradığını, ayrıca bir gece kulübünde birkaç erkek tarafından bir kez daha cinsel saldırıya uğradığını anlatmıştı. 25 yaşındaki Castillo, hep "yalnız hissettiğini" ve ötanaziyle ölme konusunda hiç tereddüt yaşamadığını söylemişti.
Castillo "Hiçbir aile ferdim bana destek olmuyor. Ben gidiyorum ve siz burada tüm acıyla kalıyorsunuz ama yıllar boyunca çektiğim tüm acılar ne olacak? Sadece huzur içinde gitmek ve acının durmasını istiyorum." diye konuşmuştu. Ayrıca "Bir baba, anne ya da kız kardeşin mutluluğu, bir kızın mutluluğunun önüne geçmemeli." diye de eklemişti.
Noelia, ailesinin gelip vedalaşabileceğini ancak kendisini öldürecek enjeksiyon yapılırken doktoruyla yalnız kalmak istediğini söylemişti. Annesi Yolanda, kızının kararına katılmadığını ama "saygı duyduğunu" belirtti. İspanya'nın ötanazi yasası 2021'de yürürlüğe girdi. Resmî verilere göre, 2024'te ötanazi için yapılan 426 başvuru kabul edildi. Bu, bir yargıcın karar vermesi için mahkemeye taşınan ilk vaka oldu.” Bence anne babalar bu haberi birkaç kez okumalı, gereken dersi de almalı.
İnsan olmak bir erdemdir. Bir insan kendi zevki için başkasına bilinçli zarar veriyorsa o değil insan, hayvan bile olamaz. Hayatın baharında bu güzel kıza nasıl kıydınız, onu bir tomurcuk gül iken soldurunuz? Onu ölüme ittiniz. Dünyanın her yerinde kötü daima kötüdür. Kötü insan sadece ânı düşünür yarını hiçe sayar... Siz siz olun sevgiyle yaşamaya çalışın. Ve hayatınıza kattıklarınıza da sevginizi cömertçe sunun. Sizi hak etmeyen hele psikolojik sorunlu olanlara karşı da çok dikkatli olun. Sizin yaşamınızı elinizden alacak, size değer vermeyen her tür insandan uzak durun.
27.03.2026
Fatma Özger Bilgiç