Bulunduğu kuruma değer katabilen, insanların hayatına dokunabilen ve kriz anlarında sorumluluk almaktan kaçmayan yöneticiler, görev yaptıkları şehirlerde kalıcı iz bırakırlar.

HAKAN LEBLEBİCİ AFAD İL MÜDÜRÜ OLMALI

Kamu yönetiminde başarı; yalnızca verilen görevi yerine getirmekle ölçülmez. Bulunduğu kuruma değer katabilen, insanların hayatına dokunabilen ve kriz anlarında sorumluluk almaktan kaçmayan yöneticiler, görev yaptıkları şehirlerde kalıcı iz bırakırlar.

Devlet kadrolarına yapılacak atamalarda da esas alınması gereken ölçü tam olarak budur. Bir göreve atanacak kişinin yalnızca liyakati değil; tecrübesi, liderlik vasfı, kriz yönetme kabiliyeti ve kuruma sağlayacağı katma değer de dikkate alınmalıdır.

Bu çerçevede son yıllarda dikkatle takip ettiğim isimlerden biri de Tut Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Hakan Leblebici'dir.

Leblebici, göreve 6 Şubat depremlerinden kısa bir süre önce başladı. Dört yıl gibi kısa sayılabilecek bir sürede ilçede gençlik, spor, eğitim ve afet yönetimi alanlarında ortaya koyduğu çalışmalarla sadece rutin kamu hizmeti sunmadı; birçok gencin hayatının yönünü değiştiren projelere öncülük etti.

Yürüttüğü akademik hazırlık programları sayesinde 20 genç uzman jandarma, 12 genç polis memuru ve 9 genç astsubay olarak devlet hizmetine katıldı. Bunun yanında 15 öğrenci spor liselerini kazanarak eğitim hayatlarında önemli bir başarı elde etti.

Bu rakamlar, küçük bir ilçe için hiç de küçümsenecek sonuçlar değildir. Her biri, doğru yönlendirilen bir gencin hem kendi geleceğini hem de ülkesine sağlayacağı katkıyı ifade ediyor.

Spor alanında da benzer bir başarı hikâyesi yazıldı.

Tut'ta ilk kez kurulan kız voleybol takımı, Küçük Kızlar ve Yıldız Kızlar kategorilerinde iki yıl üst üste il şampiyonu oldu. Bölge finallerinde iki yıl üst üste ikinci olarak ilçenin adını başarıyla duyurdu.

Tut Belediyesinin desteğiyle ilçeye modern bir fitness salonu kazandırıldı. Açılan spor kursları sayesinde yüzlerce çocuk ve genç sporla buluşturuldu. Tut Gençlik Merkezi ile İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün ortaklaşa yürüttüğü ücretsiz destekleme kursları ise öğrencilerin eğitim hayatına önemli katkılar sundu.

Belki de en dikkat çekici yönlerinden biri ise mesai saatleriyle sınırlı kalmayan çalışma anlayışı oldu. Akşam saatlerinde dahi gençlerle bir araya gelerek onların sınav hazırlık süreçlerine birebir destek vermesi, kamu görevini sadece resmi mesai olarak görmediğinin en önemli göstergelerinden biridir.

Ancak Hakan Leblebici'nin en önemli sınavı, hiç şüphesiz 6 Şubat depremleri sırasında yaşandı.

Daha önce AFAD bünyesinde edindiği bilgi ve tecrübeyi sahaya taşıyan Leblebici, Tut İlçe AFAD Komisyonu Başkanı olarak kriz yönetiminde aktif görev üstlendi. Afetin ilk anlarından itibaren yürüttüğü koordinasyon çalışmalarıyla ilçedeki yükün hafifletilmesine önemli katkılar sağladı ve bu görevini bugün de başarıyla sürdürüyor.

6 Şubat depremi bize bir gerçeği çok acı şekilde gösterdi.

Afet yönetimi, masa başında öğrenilecek bir iş değildir. Böyle dönemlerde sahayı bilen, kriz yönetebilen, ekip ruhunu oluşturabilen ve soğukkanlı karar verebilen yöneticilere ihtiyaç duyulur.

Ben hâlâ şu kanaatteyim:

Eğer Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya gibi ağır yıkım yaşayan illerde AFAD teşkilatlarının başında afet yönetimi konusunda uzun yıllar sahada görev yapmış, operasyon tecrübesi bulunan ekip yöneticileri olsaydı, belki de bugün yüzlerce insanımız hayatta olabilirdi. Elbette depremin büyüklüğü gerçeğini değiştiremezdi; ancak doğru koordinasyon ve güçlü liderlik daha fazla canın enkaz altından sağ çıkarılmasına katkı sağlayabilirdi.

Bir süredir Adıyaman AFAD İl Müdürlüğünde görev değişikliği olacağı yönünde çeşitli değerlendirmeler yapılıyor.

Şayet böyle bir değişim gerçekleşecekse, yeni atanacak ismin sadece bürokratik kariyeriyle değil; afet yönetimi tecrübesi, sahadaki liderliği ve çalışma disipliniyle de öne çıkan biri olması gerektiğine inanıyorum.

Bu noktada Hakan Leblebici'nin önemli bir alternatif olduğunu düşünüyorum.

AFAD geçmişi bulunan, deprem sürecinde sahada görev yapan, gençlerle kurduğu güçlü iletişim sayesinde ekip yönetme becerisini ispatlayan ve mesai mefhumu gözetmeden çalışan bu memleket evladının, Adıyaman AFAD İl Müdürlüğü görevini başarıyla yürütebilecek donanıma sahip olduğu kanaatindeyim.

Meslekte ve sahada 40 yıl gibi bir tecrübemizden olsa gerek zaman zaman iktidar kanadından önemli kamu kurumlarına yapılacak atamalarda fikrime müracaat ederlerdi. Bu konuda düşüncemi kamuoyu önünde paylaşmayı uygun gördüm.

Son karar elbette devletimizin ve ilgili makamlarındır.

Ancak ben, liyakatin esas alındığı her atamanın hem kuruma hem de millete kazandıracağına inanıyorum.

Adıyaman gibi deprem gerçeğiyle yaşamaya devam edecek bir şehirde, AFAD gibi hayati öneme sahip bir kurumun başında; sahayı bilen, afet yönetimini yaşayan, ekip kurabilen ve sorumluluk almaktan kaçınmayan yöneticilerin bulunması hepimizin ortak temennisi olmalıdır.

Hakan Leblebici'nin bugüne kadar ortaya koyduğu performansın, bu sorumluluğu üstlenebilecek isimlerden biri olduğunu gösterdiğini düşünüyor; kendisine bundan sonraki görevlerinde başarılar diliyorum.