Gelen giden rahatlıkla evin içini görebiliyor. Kendini bilmez çocuklarda zaten bir iki adet olan portakal, yenidünya, incir ve dut ağacındaki meyveleri koparıyorlar. Kesin olarak rahatsızlık veriyorlar.

AVLU DUVARIMIZI YÜKSELTME GİRİŞİMİM

Pazarkaşı mahallesinde Caminin doğu tarafı bizimdir. Burada atalarımızdan kalan bir ev ve 1960’lı yıllarda babamın yaptırdığı taş ev bulunuyordu. Bizim avludan aşağıda 3-5 ev var. Ayrıca Say Mahallesi çocukları da çamlıktaki ilkokula gelip giderken bizim avludan geçiyorlar. Büyükler de camiye giderken ve bakkaldan ekmek alacaklarında bizim duvardan atlayarak avlumuzdan gelip geçiyorlar.

Ben zemin katta oturduğum için penceremizi, perdemizi bile açamıyoruz. Çünkü gelen giden rahatlıkla evin içini görebiliyor. Kendini bilmez çocuklarda zaten bir iki adet olan portakal, yenidünya, incir ve dut ağacındaki meyveleri koparıyorlar. Kesin olarak rahatsızlık veriyorlar.

Duvarı tamir edip üzerine de iki sıra dikenli tel çeksem daha rahat edeceğimi düşünüyorum.

Bu amacımı gerçekleştirmek için oralarda uğraşırken annem gördü. Ne yaptığımı sordu. Bende gelenden gidenden rahatsız olduğumu anlatarak duvarı tamir edip tel çekeceğimi söyledim.

Annem kulağıma küpe olacak şekilde: “oğlum sakın yapma, yarın ölüp gittiğimizde, ne oldu malınızı, varlığınızı öteki dünyaya götürdünüz mü” diye arkamızdan konuşturma kimseyi, bırak yapma dedi.

Elbette annemin sözünü tutarak duvarı yükseltme ve dikenli tel germe işini yapmadım. İnsanlar yıllarca gelip geçtiler.

Şimdi 45 yıl sonra geriye dönüp baktığımda annemin uyarısının haklı olduğunu görüyorum. Benim çocuklarım da böyle bir girişimde bulunacak olsa sanırım annemin beni uyardığı gibi onları uyarır, komşularımızın hayatını kolaylaştıracak şekilde yardımcı olmalarını isterim.

Not: Belki de annem rahmet istedi ve bu olay aklıma geldi. Ruhu şad olsun inşallah.

Not: fotoğrafı yapay zeka netleştırdi.