Merkez Alaaddin Camii kıble tarafı Taşhan sokaktır. Taşhan skak adını Şali (Şıh Ali) efendilerin kıble tarafı Taşhan sokaktır. Taşhan sokak adını Şali Efendilerin (Şıh Ali Yalçın) tarihi hanından almıştır.
SİLİFKE'DE TAŞHAN’A KAÇAN AYI
Merkez Alaaddin Camii kıble tarafı Taşhan sokaktır. Taşhan skak adını Şali (Şıh Ali) efendilerin kıble tarafı Taşhan sokaktır. Taşhan sokak adını Şali Efendilerin (Şıh Ali Yalçın) tarihi hanından almıştır. Geçmişte Taşhan’ın avlusu büyüktü ve ortadaki avlu insanların hayvan bağladığı yerdi. Bina kısmı ve Taşhan’da insanların gecelediği bir handı. Kentin yıllar boyunca taşkınlar ve seller dolayısıyla sürekli yükselmesi yüzünde bahse konu Taşhan toprak seviyesinden yaklaşık 10 merdiven basamağından aşağıda çukurda kalmıştır. Taşhan’ı varisler restore etti, şimdilik boş duruyor.

Eski zamanlarda ayı oynatarak geçimini sağlayan insanlar vardı. Konumuz 60’lı yıllarda Silifke’de geçen bir ayı olayı… Ayıcı belli başlı hareketleri İhtiyar gibi asayla yürüme, sırt çiğneyerek masal yapma, çalınan tefin ritmine uyarak oynama gibi ilginç konularda ayıyı eğitir ve yurt çapında gezerek geçimini sağlamaya çalışırdı. Tabi ayının denileni yapması ve zarar vermemesi için boynuna bağlanan yuların dışında burnuna da halka takılarak kontrolü sağlanırdı.
Sanırım ayının burnundaki halkadan kurtulması ya da ürkütülmesi sonucu zavallı hayvan kaçmaya ayıcı ve meraklı halk da ayının arkasından koşmaya başlıyor. Uzun bir kovalamacadan sonra ayı Şali Efendilerin hanına sığınıyor ve burada meraklılar ve ayı sahibi tarafından kıstırılıyor.
Kalabalığın içinde Kör Mehmet Ali olarak tanıdığımız ağabey de var. Anlatınca tanıyan çıkacaktır. Mehmet Ali amca kumarda kaybedenlerin, herhangi bir sebeple eve gidecek parası kalmayanların saatini, ceketini, bisikletini vb para edecek eşyalarını küçük bir komisyon karşılığında sokak sokak, cadde cadde gezerek ve bağırarak satıveren biriydi.
Bizler merakla geriden izliyoruz. Kör Mehmet Ali ayıya yaklaşarak zincirinden, burnundaki halkasında yakalamaya çalışırken ayının onu altına alıp hırpaladığını unutmuyorum. Tabii hemen ayıcı ve diğer kendine güvenenler yardımlaşarak ayıyı yakalamışlardı.
1960’lı yıllar olmalı bu olay bayağı bir gündem olmuştu Silifke’de…
Bilgisi olan yazarsa Kent hafızasına katkıda bulunmuş olur ve memnuniyet duyarım.