İnsanoğlu çoğu zaman yaşadığı çağı eşsiz sanır. Oysa dünya, tekrar eden döngülerle ilerler. Tarih; bollukla sınanan toplumları da kaydeder, yoklukla terbiye edilenleri de…

Döngüler, Bereket ve İnsanlık

Dünya, kısır döngülerle dönmeye devam ediyor.
Peki insanlık bunun ne kadar farkında?

İnsanoğlu çoğu zaman yaşadığı çağı eşsiz sanır. Oysa dünya, tekrar eden döngülerle ilerler. Tarih; bollukla sınanan toplumları da kaydeder, yoklukla terbiye edilenleri de… Bu kadim hakikatin en çarpıcı örneklerinden biri, Hazreti Yusuf kıssasında karşımıza çıkar: Yedi yıl bereket, yedi yıl kuraklık. Bu döngüyü okuyabilme hikmeti Yusuf’a verilmiş, o da bu hikmetle Mısır’ı aziz kılmıştır.

Bugün, çağımızın karmaşası içinde benzer bir döngünün eşiğinde olduğumuza dair güçlü bir kanaat taşıyorum.
Yedi yıl bolluk ve bereket, ardından yedi yıl kuraklık ve kıtlık…

Yıllardır dünyayı saran kuraklık yalnızca toprakta değil; vicdanda, paylaşımda ve adalette de kendini hissettirdi. Küresel ölçekte yaşanan krizler, savaşlar, ekonomik eşitsizlikler ve güvensizlik ortamı; insanlığın uzun ve zorlu bir imtihandan geçtiğini açıkça gösterdi.

Ancak ülkemizde rahmetin sembolü olarak görülen ve tüm yurdu saran kar yağışı, bana bu satırları yazdırdı. Acaba bu bir işaret mi? Yedi yıllık kuraklık ve kıtlığın sonuna yaklaştığımızı, bereket, bolluk ve rahmet döneminin kapıda olduğunu mu haber veriyor?

Şimdi birçoğunuz bana “Polyanna” dediğinizi duyar gibiyim. Evet, belki umutluyum. Ama bu, dünyanın kısır döngülerini dikkatle izleyen bir bakışın sonucudur. Üstelik bereket yalnızca yağmurla, mahsulle sınırlı değildir. Asıl bereket; aklın, emeğin ve adil paylaşımın çoğalmasıdır.

Ekonominin de kendi döngüleri vardır. Kapitalist sistemde sermaye, yaklaşık her on yılda bir el değiştirir. Büyük krizler, büyük dönüşümlerin habercisidir. Eski iş modelleri çökerken yenileri doğar; alışkanlıklar yıkılırken fırsatlar filizlenir. Bugün, yeni bir döngünün başlangıcındayız. Sermayeler el değiştirirken yeni iş alanları açılacak; cesur olanlar, doğru zamanda doğru adımı atanlar bu dönemin kazananları olacaktır.

Ancak tüm bu döngülerin bize verdiği asıl ders şudur: İnsanlık, gerçek anlamda paylaşmayı öğrenene kadar bu tekrarlar sürecek. Bereket, sadece sahip olmakla değil; bölüşmekle anlam kazanır. Kuraklık ise yalnızca yokluk değildir, aynı zamanda bir uyarıdır.

Hazreti Yusuf’un hikmeti bize şunu öğretir: Döngüleri okuyabilen, geleceği kurtarır. Bugün de ihtiyacımız olan tam olarak budur. Doğayı, ekonomiyi ve insanı birlikte okuyabilmek… Eğer bu yeni dönemi sadece kazanç hırsıyla değil; adalet ve merhametle karşılayabilirsek, işte o zaman bereket yalnızca kasalara değil, kalplere de dolar.

Dünya dönmeye devam edecek.
Döngüler sürecek.

Buradan hepimize düşen ciddi bir ders var.

Mehmet Hakan Karaaslan
Mali Müşavir