Devletimizin açıkladığı Kırsalda Bereket Küçükbaş’a Destek Projesi, sadece bir teşvik paketi değil; Türkiye’nin üretim vizyonunu güçlendiren stratejik bir kalkınma adımıdır.
Küçükbaş Hayvancılıkta yeni destek ve ekonomiye katkısı
Devletimizin açıkladığı Kırsalda Bereket Küçükbaş’a Destek Projesi, sadece bir teşvik paketi değil; Türkiye’nin üretim vizyonunu güçlendiren stratejik bir kalkınma adımıdır.
Uzun süredir hayvancılıkta artan maliyetler, kırsaldan kente göç ve üretimde yaşanan dalgalanmalar konuşuluyordu. Bu proje, tam da bu sorunlara cevap verecek kapsamlı bir model ortaya koyuyor.
Projenin Kapsamı ve Destek Detayları
Açıklanan bilgilere göre proje 2026–2028 dönemini kapsıyor ve toplamda 150 bin küçükbaş hayvanın üreticilere kazandırılması hedefleniyor.
Hayvan Desteği
Projeye kabul edilen her üreticiye:
95 dişi + 5 erkek olmak üzere toplam 100 küçükbaş hayvan verilecek.
Bu sayı, bir aile işletmesinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için güçlü bir başlangıç kapasitesi anlamına geliyor.

Bakım ve Besleme Desteği
Bu noktada devletimiz üreticiye nerdeyse bir emekli aylığına yakın bakım parası desteği veriyor Aylık 15.000 TL
Bu destek, üreticinin ilk yıllardaki finansal hafifletecek bir adımdır.
Finansman Modeli
Projede finansman kısmıda düşünülmüş.
Krediler Ziraat Bankası aracılığıyla verilecek.
2 yıla kadar geri ödemesiz dönem,
Sonrasında 7 yıla kadar vade imkânı, faizsiz.
Uygun ve düşük maliyetli kredi modeli.
Bu üreticinin hemen borç baskısı altına girmesini engelleyen akılcı bir yaklaşım sunuyor.
Sigorta ve Güvence
Dağıtılan hayvanların 1 yıllık sigorta bedeli devlet tarafından karşılanacak.
Bu detay çok kıymetlidir. Çünkü hayvancılık riskli bir alandır. Hastalık, doğal afet veya beklenmedik kayıplar üreticiyi zor durumda bırakabilir. Sigorta desteği, üreticinin güvenle yatırım yapmasını sağlayacaktır. Tabiki biryıldan sonra üreticilerimiz mutlaka sigorta yaptırmaya devam etmelidir. Bu çok önemli bir konudur.
Kimlere Öncelik tanınacak.
Genç girişimciler,
Kadın üreticiler,
Yeni mezun ziraat, veteriner ve gıda mühendisleri
Tabiki hazırda bulunan üreticilerde bu desteklerden yararlanacak.
öncelikli gruplar arasında yer alıyor.
Bu da gösteriyor ki amaç sadece mevcut üreticiyi değil, yeni nesli de üretime dahil etmektir.
Stratejik Bir Kalkınma Modeli
Küçükbaş hayvancılık Türkiye’nin coğrafi yapısına en uygun üretim modellerinden biridir. Mera potansiyeli yüksek bölgelerde bu proje:
Kırmızı et üretimini artıracak,
İthalat baskısını azaltacak,
Yerel ekonomiyi canlandıracak,
Kırsaldan göçü yavaşlatacaktır.
Bu destek modeli sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir dönüşüm hamlesidir.
Çünkü üretim olmadan kalkınma olmaz.
Çünkü kırsal güçlenmeden şehir rahat etmez.
Çünkü sofradaki bereket, tarladaki ve meradaki emekten geçer.
Devletin üreticinin yanında olduğunu güçlü bir şekilde hissettirmesi güven ortamını artırır. Güven varsa yatırım olur, yatırım varsa üretim artar.
Ben bu projeyi Türkiye’nin hayvancılıkta kendi kendine yeten bir ülke olma hedefi açısından önemli bir başlangıç olarak görüyorum. Az ama bir başlangıç. Bu dağıtılan hayvanlar doğurmadan kesilmez ise bununda yasaklanmasını isterim yani doğum yapmamış hayvan kesilmemeli bir batında iki doğum yapsalar seneye bunların nüfusu 500 bin civarında olacaktır.
Hayvan desteği, bakım katkısı, uygun finansman, sigorta güvencesi ve gençlere öncelik verilmes.Bütüncül düşünülmüş bir model karşımızda.
Eğer planlandığı gibi uygulanabilirse küçükbaşta başlayan bu hareket büyük bir üretim hamlesine dönüşebilir.
Kırsalda bereket artarsa, Türkiye kazanır.
Küçük ve büyük baş hayvancılık desteklenmeli ve destekler artarak çoğaltılmalı.
Mehmet hakan karaaslan
Mali müşavir