Erzurumlu hızlı tren istiyor. Bu bir lüks değil, ulaşım hakkıdır. Şehir içi tramvay istiyor. Bu bir hayal değil, modern şehir olmanın gereğidir. Uçak biletlerinin cep yakmamasını istiyor
ERZURUM’UN DERDİ VEKİLE OLUMSUZ GELİYOR?
Sayın Abdurrahim Fırat, Erzurum’un sorunlarını dile getirmek ne zamandan beri olumsuz bir gündem oluşturmak oldu?
AK Parti Erzurum Milletvekili Sayın Abdurrahim Fırat’ın, Erzurum’un hızlı trenini, şehir içi tramvayını ve pahalı uçak biletlerini gündeme getirenleri olumsuz gördüğü ve eleştirdiği; Erzurum’un göç vermesini de olumlu gördüğünü ifade ettiği yönündeki sözleri, üzerinde ciddi ciddi düşünülmesi gereken bir meseleyi ortaya koyuyor.
Sayın Vekilim, Erzurumlu size bir soru soruyor: Siz Erzurum için ne yaptınız?
Erzurumlu hızlı tren istiyor. Bu bir lüks değil, ulaşım hakkıdır. Şehir içi tramvay istiyor. Bu bir hayal değil, modern şehir olmanın gereğidir. Uçak biletlerinin cep yakmamasını istiyor. Bu bir ayrıcalık değil, vatandaşın ulaşılabilir fiyatlarla seyahat edebilme talebidir.
Peki, bütün bunları dile getirmek neden olumsuzluk olsun?
Bir şehrin milletvekili, o şehrin sorunlarının üzerini örtmek için değil, o sorunları Ankara’nın gündemine taşımak için vardır. Vatandaşın derdini dile getirmesi eleştiri olarak görülüyorsa, o zaman sormak gerekir: Milletvekili kimin sesidir? Vatandaşın mı, yoksa vatandaşın susturulmasını isteyenlerin mi?
Erzurumlu hızlı treni soruyorsa cevap bekliyordur. Tramvayı soruyorsa çözüm bekliyordur. Uçak biletlerinin neden bu kadar pahalı olduğunu soruyorsa bir açıklama bekliyordur. Vatandaşın beklentisini olumsuz gündem diye nitelendirmek, o beklentiyi ortadan kaldırmaz. Sorunları konuşmamak, sorunları çözmek anlamına gelmez.
GÖÇÜ OLUMLU GÖRMEK DE NE DEMEK?
Gelelim asıl can alıcı noktaya: Erzurum’un göç vermesini olumlu görmek!
Sayın Vekilim, bir şehir neden göç verir? İnsanlar durup dururken mi doğup büyüdükleri toprakları terk eder? Ailesini, hatıralarını, komşusunu, memleketini geride bırakıp başka şehirlere gitmek kolay mıdır?
Bir genç Erzurum’da iş bulamıyorsa, bir aile geçim derdiyle başka şehirlere taşınıyorsa, bir esnaf işlerinin kötü gitmesi nedeniyle dükkânını kapatmak zorunda kalıyorsa, burada konuşulması gereken şey göçün olumlu olup olmadığı değil, insanları memleketlerinden ayrılmaya iten şartların nasıl değiştirileceğidir.
Elbette insanlar eğitim, iş, aile veya kişisel tercihleri nedeniyle şehir değiştirebilir. Her göçü tek bir nedene bağlamak doğru olmaz. Ancak bir şehrin sürekli göç vermesi, nüfusunu ve yetişmiş insan gücünü kaybetmesi, ekonomik ve sosyal açıdan mutlaka incelenmesi gereken bir konudur.
Erzurum’un gençleri başka şehirlerde gelecek ararken, biz bu durumu hangi gerekçeyle olumlu bir gelişme olarak değerlendireceğiz?
Bir memleketin en büyük zenginliği insanıdır. Gençlerini tutamayan, istihdam imkânlarını geliştiremeyen, insanların geleceklerini başka şehirlerde aramasına engel olamayan bir şehir için asıl mesele, bu tablonun nedenlerini araştırmak ve çözüm üretmektir.
Erzurum’un evlatlarının memleketinde kalması bir yük değil, bu şehrin geleceğidir.
ERZURUM SADECE SEÇİM ZAMANI HATIRLANACAK BİR ŞEHİR DEĞİLDİR!
Sayın Vekilim, Erzurum’un insanı bu memleketin soğuğunu da çekti, geçim derdini de çekti. Bu şehrin insanı yıllardır umutla bekledi, verilen sözleri takip etti, yapılacak yatırımları sordu.
Erzurumlu sizden ayrıcalık istemiyor. Başka şehirlerde olan imkânların kendi şehrinde de olmasını istiyor. Ulaşım istiyor, iş istiyor, yatırım istiyor, gençlerinin geleceğini Erzurum’da kurabilmesini istiyor.
Bunları istemek ayıp mı? Bunları sormak haksızlık mı? Şehrinin geleceğini sorgulamak, Erzurum’u kötülemek midir?
Hayır Sayın Vekilim!
Erzurum’un sorunlarını konuşmak Erzurum’u kötülemek değil, Erzurum’a sahip çıkmaktır.
Bir milletvekilinin görevi, vatandaşın eleştirisini susturmak veya sorunların gündeme gelmesinden rahatsızlık duymak değil; o sorunların çözümü için çalışmak, ilgili kurumları harekete geçirmek ve kamuoyuna hesap verebilir açıklamalar yapmaktır.
Hızlı trenin hangi aşamada olduğunu açıklayın. Şehir içi tramvay için somut bir plan olup olmadığını söyleyin. Uçak biletlerinin yüksek fiyatlarına karşı hangi girişimlerde bulunduğunuzu anlatın. Erzurum’un göç vermesini olumlu görüyorsanız bunun hangi verilere ve gerekçelere dayandığını kamuoyuyla paylaşın.
Erzurumlu laf değil, açıklama istiyor. Temenni değil, takvim istiyor. Sadece vaat değil, sonuç görmek istiyor.
BU MEMLEKETİN EKMEĞİNDE TUZU OLANLARIN SESİNİ DUYUN!
Erzurum’un ekmeğini yiyen, suyunu içen, bu şehrin insanından oy isteyen herkesin bu memlekete karşı sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk yalnızca seçim sandığında hatırlanacak bir sorumluluk değildir.
Erzurum’un sorunlarını dile getirenleri eleştirmek kolaydır. Zor olan, o sorunları çözmek için mücadele etmektir. Göçü olumlu görmek kolaydır. Zor olan, giden gençlerin neden gittiğini araştırmak, iş imkânlarını artırmak ve Erzurum’da kalmayı cazip hâle getirmektir.
Sayın Abdurrahim Fırat, Erzurumlu size düşmanlık etmiyor; sizden hesap sorulabilir bir siyaset, somut hizmet ve açık cevaplar bekliyor. Bu beklentiyi olumsuzluk olarak görmek yerine, milletvekilliğinin gereği olarak değerlendirmek gerekmez mi?
Çünkü seçmen yalnızca oy veren insan değildir. Seçmen, temsil edilmek isteyen vatandaştır. Verilen sözlerin takipçisi olma hakkına sahiptir. Milletvekiline soru sorma, eleştirme ve yapılan işleri sorgulama hakkına sahiptir.
Erzurumluya saygı, onun sorularından rahatsız olmamakla; Erzurum’a hizmet ise o sorulara somut cevaplar vermekle başlar.
Son sözümüz nettir:
Sayın Vekilim, Erzurum hızlı tren istiyor, tramvay istiyor, ulaşılabilir uçak bileti istiyor. Gençlerinin başka şehirlerde gelecek aramak zorunda kalmadığı, üretimin ve istihdamın arttığı, insanlarının umutla yaşadığı bir Erzurum istiyor.
Bunları istemek olumsuzluksa, Erzurumlu bu olumsuzlukları konuşmaya devam edecektir. Çünkü mesele bir siyasi tartışmadan ibaret değildir; mesele Erzurum’un geleceğidir.
Erzurum’un göç vermesini olumlu görmek yerine, Erzurum’un neden göç verdiğini sorgulayın. Sorunları gündeme getirenleri eleştirmek yerine, sorunlara çözüm üretin. Vatandaşa kızmak yerine, vatandaşın haklı sorularına cevap verin.
Unutmayın Sayın Vekilim: Erzurum kimsenin şahsi mülkü değildir. Bu şehir, burada yaşayanların, bu topraklarda alın teri dökenlerin ve geleceğini Erzurum’da kurmak isteyen gençlerindir.
Erzurumlu artık yalnızca dinlenmek değil, anlaşılmak; yalnızca söz duymak değil, hizmet görmek istiyor. Ve bu memleketin insanı, kendi şehrinin geleceğini sormaktan asla vazgeçmeyecek!