Günümüzde Devletler arası ilişkileri düzenleyen normlar, sözleşmeler ve hukuk ilkeleri; yerini giderek güç merkezli, tek taraflı müdahalelere bırakmaktadır.
KÜRESEL DÜZENDE HUKUK RAFA KALDIRILDI
Günümüzde Devletler arası ilişkileri düzenleyen normlar, sözleşmeler ve hukuk ilkeleri; yerini giderek güç merkezli, tek taraflı müdahalelere bırakmaktadır.
Bu dönüşümün kapısını aralayan Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela’ya yönelik askeri operasyonu ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun evinden alınıp ülke dışına çıkarılmasıdır. ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle oluşan bu gelişme, uluslararası hukuk açısından son derece utanç verici bir durumdur.
Bu olay, yalnızca bir operasyon değil; küresel düzenin bundan böyle yön değiştirdiğinin de açık bir göstergesidir.
ULUSLARARASI HUKUKUN ORTADAN KALDIRILDI
Uluslararası sistem; egemenlik, sınır bütünlüğü ve devletlerin eşitliği ilkeleri üzerine kuruludur. Ancak son gelişmeler, bu ilkelerin giderek aşındığını göstermektedir.
Bir devletin başka bir ülkenin liderini hedef alması veya zorla ülke dışına çıkarması;
Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin ruhuna,
Devlet egemenliği ilkesine,
Uluslararası ceza hukuku normlarına açıkça aykırı bir durum olarak değerlendirilmektedir.
Bu durum, dünya düzeninde yeni bir paradigmayı ortaya koymaktadır:
“Güçlü olanın haklı olduğu” bir sistem.
İRAN ORTADOĞU’DA STRATEJİK HESAPLARI ALT ÜST ETTİ
Küresel güç mücadelesinin günümüzde en önemli sahası görüldüğü üzere Ortadoğu’dur.
Enerji kaynakları, özellikle Hürmüz Boğazı gibi stratejik geçiş noktaları, büyük güçlerin rekabet alanı haline gelmiştir. Daha da önemlisi Siyonistlerin arz-ı mevut hayallerinin sınırı içerisindedir.
Bu bağlamda İran;
Tarihsel derinliği, Jeopolitik konumu, bahse konu arz-ı mevut sınırı içerisinde kalan bölgesi ve Enerji hatları üzerindeki etkisi nedeniyle bölgesel denklemin merkezinde yer almaktadır.
Bölgede yaşanan gelişmeler, klasik savaşlardan ziyade: vekalet savaşları, hedefli operasyonlar ekonomik ve siyasi baskılar şeklinde yürütülen yeni bir mücadele biçimini ortaya koymaktadır.
BEKLENMEYEN DİRENÇ VE SAHA GERÇEKLİĞİ
Küresel güçlerin planları çoğu zaman teoride kusursuz görünse de, sahadaki gerçeklikler farklı sonuçlar doğurabilmektedir.
Toplumsal direnç, milli refleksler ve bölgesel dinamikler; dış müdahalelerin etkisini sınırlayan en önemli faktörlerdir.
Tarih, büyük güçlerin hesaplarının çoğu zaman sahada bozulduğunu defalarca göstermiştir.
Turmp İran-ABD barış görüşmeleri sürerken İran lideri Hameneyi ve ailesini hedef alarak ikinci bir Venezuela zaferiyle dünyaya pervasızca meydan okumayı bekliyordu. İran’ın Venezuela olmadığını bu günlerde ABD ve ekulusü öğrenmiş olmalı.
TÜRKİYE’NİN STRATEJİK POZİSYONU
Türkiye, bu denklemde sadece bir gözlemci değildir.
Aksine; coğrafi konumu, askeri kapasitesi ve tarihsel birikimiyle bölgesel dengelerin merkezinde yer almaktadır.
Bu nedenle Türkiye’nin: kısa vadeli değil, uzun vadeli stratejik planlama yapması,
Savunma doktrinini güncellemesi, bölgesel ittifakları yeniden değerlendirmesi hayati önem taşımaktadır.
Bölge ülkeleri arasında geliştirilecek iş birlikleri; dış müdahaleleri sınırlandırabilir, örneğin Türkiye-Pakistan-İran arasında oluşturulacak bir ittifak bölgenin kontrolu için faydalı bir ittifak olur. Bu ittifak Atatürk zamanında da düşünülmüştür, böyle bir adım enerji ve güvenlik politikalarında denge sağlayabilir, yeni bir bölgesel denge oluşturabilir.
YENİ DÜNYA DÜZENİ: BELİRSİZLİK VE RİSK
Bugün dünya, çok kutuplu ama kuralsız bir düzene doğru ilerlemektedir.
Uluslararası hukuk zayıfladıkça:
krizler artacak, çatışma alanları genişleyecek, bölgesel savaşların küresel etkileri büyüyecektir.
Ortadoğu’da başlayan her ateş, er ya da geç çevre coğrafyalara yayılma potansiyeline sahiptir.
TÜRKİYE HIZLI TAHLİL ETMELİ:
Bölgemizde devam eden ABD saldırıları ve İran’ın karşı saldırıları savaş teknolojisi, savaş taktikleri.
Taktik savunma ve saldırı çeşitlilikleri ayrı ayrı değerlendirilerek. Ülkemizin savunma ve saldırı doktrini yeni dünyaya uygun hale getirilmelidir. Bu coğrafya ’da kendini güncellemeyen hiçbir medeniyet ayakta kalamamıştır.