Vatansever seçmen potansiyeline sahip olan ve bu ilkeleri savunarak muhalefet görevi yapan siyasi partilerin tümüne, Sayın Ümit Özdağ tarafından önemli bir çağrı yapılmıştır.

ZAFER PARTİSİ GENEL BAŞKANI SAYIN PROF. DR. ÜMİT ÖZDAĞ’IN YAPTIĞI ÇAĞRI!

2 Nisan 2026 tarihinde; cumhuriyetçi, Atatürkçü, milliyetçi, laik ve vatansever seçmen potansiyeline sahip olan ve bu ilkeleri savunarak muhalefet görevi yapan siyasi partilerin tümüne, Sayın Ümit Özdağ tarafından önemli bir çağrı yapılmıştır.

Özetle bu çağrıda; AKP’nin liderliğinde devam eden “Cumhur İttifakı” iktidarına karşı, seçimlerde “Kuvay-ı Milliye ruhu” ve Atatürk ilkelerinin sınırlarını belirleyeceği bir muhalefet iş birliğine, CHP de dâhil olmak üzere parti olarak hazır olduğunu net cümlelerle açıklamıştır.

Bu çağrının en önemli muhatabı, Özgür Özel liderliğindeki CHP olmuştur.

Bu açıklama sonrası, farklı siyasi duruş ve beklentilere göre medyada ve sosyal medyada çeşitli değerlendirmeler yapılmıştır.

Sayın Özdağ, Zafer Partisi’ni kurana kadar kariyerini; bilimsel ve teorik yönüyle, aynı zamanda pratiğiyle siyasal stratejist olarak hem üniversite kürsülerinde hem de sivil sahada geçirmiş entelektüel bir aydındır.

Siyasi kimliğinden önce, onun bu belirleyici vasfını; yaptığı her siyasi hamlede ve açıkladığı her hedef ve teklifte hatırlamak gerekir.

Son açıklamasında da yaptığı ve teklif ettiği stratejik hamlenin hedefi, Özgür Özel ve onun üzerinden CHP olmuştur.

Sayın Özdağ’ın yaptığı çağrıyı iki başlıkta özetleyebiliriz:

Birincisi: AKP iktidarını sonlandırmanın tek yolu, Cumhur İttifakı’nın karşısında halkın güvenini kazanacak güçlü bir muhalefet ittifakı oluşturmaktır.

İkincisi: CHP’nin ana muhalefet partisi olarak bu birleşik iş birliğinin en önemli bileşeni ve güç merkezi olması teklifidir.

Ancak öncelikle tek bir şartla:

AKP iktidarının ve Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki günlerde yapmayı planladığı anayasa ve yasa değişikliklerine meşruiyet sağlamak amacıyla kurulan MDKD komisyonundan ayrılması ve masadan kalkma kararını vermesi şartıyla.

Sayın Özdağ’ın bu “olmazsa olmaz” şartı görmezden gelinerek, özellikle sosyal medyada yapılan tartışmalarda “CHP ile olmaz” iddialarını dile getirenler, açıklamanın stratejik odağını anlamayarak meseleyi “6’lı masa” benzeri bir oluşum teklifi olarak değerlendirmiştir.

Oysa Sayın Özdağ, CHP’yi Şeyh Sait ve Seyit Rıza’nın torunları ve takipçileriyle kurulan masadan kalkmaya ve sonrasında milliyetçi partilerin ortak bileşkesinde buluşmaya çağırmıştır.

Yani Atatürk’ün çizgisine,

Yani CHP’nin kuruluş kodlarının temsil edildiği, emperyalizme karşı tam bağımsızlık ilkesine bağlı,

“Ne mutlu Türk’üm diyene!” diye haykıran milyonların yanına çağırmıştır.

“Tek bir Kürt sorunu kalmadı diyene kadar Kürt sorunu vardır.” dediği çizgiden;

Türk milletinin tüm sorunlarını çözecek olan Atatürk’ün zaferlerinin ve devrimlerinin kaynağı olan ulusalcı çizgiye çağırmıştır.

Bunun neresi kötü?

Eğer CHP bu çağrıyı ciddiye alır, masadan kalkar ve milliyetçi partilerle aynı safta Cumhur İttifakı’na karşı milletin ümitle beklediği silkinişi gerçekleştirirse, Türkiye bambaşka bir güne uyanacaktır.

Yok eğer duymazdan gelir, oralı bile olmaz ve reddederse; o zaman ulusalcı, Atatürkçü ve bölücü her türlü unsur ve eyleme karşı olan seçmenini kaybedecektir.

Zaten parti içinde; gerek Ekrem İmamoğlu gerekse Sezgin Tanrıkulu gibi isimlerle ilgili tartışmalar ve “DEM’e yakınlık” eleştirileri, tabanda giderek artan bir rahatsızlığa dönüşmüş durumdadır.

Eğer CHP tabanı, AKP’den kurtulmak ve Erdoğan iktidarını sonlandırmak için her şeyi içine atıyor, sabrediyorsa; bunun da bir sınırı vardır.

Aslında Özgür Özel, bugün ortaya koyduğu muhalefet duruşu ve çizgisiyle; söz konusu komisyonda kaldığı müddetçe ve hazırlanmakta olan anayasa ve yasa değişikliklerinde DEM’i ve bölücü unsurları küstürmemek adına hareket eder ve bu doğrultuda destek verirse, CHP gerçek bir muhalefet olma özelliğini kaybedecek ve “sarı muhalefet partisi” hâline gelecektir.

Sayın Özdağ, aslında Özgür Özel’e yaptığı bu teklifle sadece Türkiye’nin önünü açacak bir öneri sunmamakta; aynı zamanda Özgür Özel’e, şerefli bir duruş sergileme ve CHP’nin gerçek genel başkanı olma fırsatı da vermektedir.

Bakalım bu fırsatı değerlendirecek feraseti var mı?

Bekleyip göreceğiz.

Hakkı Şafak Ses