Dilim varmıyor, içim paramparça, yüreğim kan ağlıyor. Refah’ta yaşanan bu trajedi, yalnızca Filistin’in değil, tüm insanlığın vicdanında derin yaralar açtı.

#REFAH KATLİAMI#
“İNSANLIK VİCDANIN SINAVI”

Değerli Okuyucularım,

Yine acı bir günle karşınızdayım. 
Bu insanlık dışı katliamı anlatmaya dilim varmıyor, içim paramparça, yüreğim kan ağlıyor. Refah’ta yaşanan bu trajedi, yalnızca Filistin’in değil, tüm insanlığın vicdanında derin yaralar açtı.

Refah, Gazze Şeridi’nin güneyinde yer alan bir şehir, tarih boyunca pek çok acıya tanıklık etti. Ancak, son dönemde yaşanan katliam, bu küçük şehri dünya gündemine trajik bir şekilde taşımıştır. Refah’taki katliam, yalnızca Filistin halkının değil, tüm insanlığın vicdanında derin bir yara açmıştır.


Refah’ta yaşananlar, masum sivil halkın hedef alındığı, insanlık onuruna aykırı bir saldırıdır. Bombardımanlar altında can veren bebekler, çocuklar, kadınlar ve yaşlılar, savaşın en acımasız yüzünü gözler önüne sermiştir. 
Masum insanların yaşadığı evler yerle bir olurken, umutları ve hayalleri de bu enkazların altında kalmıştır. Bu saldırılar, savaşın getirdiği yıkımın ve çaresizliğin en somut örnekleridir.

Refah’taki katliam, dünya genelinde büyük yankı uyandırmış, ancak birçok uluslararası kurum ve devletin sessizliği, vicdanları sızlatmıştır. 
Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası insan hakları örgütleri, bu vahşeti kınamış ve acil ateşkes çağrısında bulunmuşlardır. 
Ancak, siyasi çıkarlar ve güç dengeleri, bu çağrıların çoğunlukla karşılıksız kalmasına neden olmuştur. İnsan haklarının ve adaletin savunulması gereken yerde, sessizlik ve kayıtsızlık hâkim olmuştur.


Refah’ta yaşanan katliamı en iyi anlatan görüntülerden biri, yıkıntılar arasında evladını arayan bir annenin feryadıdır. 
Bu anne, bir daha asla çocuğuna sarılamayacak olmanın verdiği acıyla gözyaşı dökmektedir. Onun feryadı, aslında tüm Filistinli annelerin ve savaş mağduru ailelerin sesidir. 
Bu ses, dünyanın dört bir yanına ulaşmalı ve insanlık adına bir şeylerin değişmesine vesile olmalıdır.


Refah’taki katliam, bizlere barışın ve adaletin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Savaşların ve çatışmaların bitmesi, ancak adil ve kalıcı çözümlerle mümkündür. Uluslararası toplumun, bu tür trajedilerin tekrar yaşanmaması için daha etkin ve kararlı adımlar atması gerekmektedir. 
İnsanlık adına, mazlumların yanında durmak ve onların haklarını savunmak, hepimizin ortak sorumluluğudur.


Tüm bu acılara rağmen, Gazze halkının umudu ve direnişi, insanlık için büyük bir ders niteliğindedir. Refah’ta yıkılan her ev, kaybedilen her can, onların özgürlük ve adalet mücadelesini daha da güçlendirmektedir. 
Bu direnç, dünyanın dört bir yanında zulme karşı mücadele eden insanlar için de bir ilham kaynağıdır.


Refah’taki katliam, sadece Filistin’in değil, tüm dünyanın ortak acısıdır. 
Masum sivillerin yaşadığı bu trajedi, bizlere insanlık adına yapılması gereken çok şey olduğunu hatırlatmaktadır. 
Sessiz kalmak, zulme ortak olmaktır. 
Bu yüzden, barış, adalet ve insan hakları için sesimizi yükseltmeli, Refah’taki ve dünyanın diğer bölgelerindeki mazlumlar için elimizden geleni yapmalıyız. Çünkü insanlık, en çok bu zor zamanlarda gösterdiğimiz dayanışma ve merhametle anlam kazanır.


İnsanlık tarihi boyunca, zulüm ve acı ile sınandık. Her birimizin, mazlumların yanında durma, onların çığlıklarına ses olma sorumluluğu vardır. Sessiz kaldığımız her an, zulmün ortağı oluruz ve bilmeliyiz ki, bugün başkasının yaşadığı acı, yarın bizim kapımızı çalabilir. 
Adaletin ve barışın hüküm sürdüğü bir dünya için, duyarlılığımızı ve insanlığımızı kaybetmeden, sesimizi yükseltmeli ve zalimlere karşı dimdik durmalıyız.

Ey Allah’ım, Gazze’de masum sivillere, bebeklere ve çocuklara zulmedenlere adaletinle muamele eyle. Onların yaptıkları kötülüklerin karşılığını ver ve masumların haklarını savun. Dünyanın her yerinde zulme uğrayan tüm mazlumların kurtuluşunu nasip eyle ve zalimlere fırsat verme.
”AMİN🤲😢💔AMİN🤲😢💔AMİN🤲😢💔

Sevgi Ve Umut Dolu Günler Diliyorum.
HOŞÇA KALIN.

FETHULLAH DOĞALA 
28.MAYIS.2024 
İ S T A N B U L