Resmî veriler, asayişin seyrini ortaya koyan en önemli göstergelerdendir. Ancak bu tablonun günlük hayattaki karşılığını ise vatandaşın kendisini ne kadar güvende hissettiği belirler.

ASAYİŞ RAKAMLARI, ALGILAR VE HUZUR ARAYIŞI!..

Evet, kentin hali hazırdaki en çok konuşulan gündem başlıklarından biri de hiç kuşkusuz ki; Asayiş!!.

Sokakta vatandaşın konuştuğu, birçok kesim kadar esnafın kaygıyla takip ettiği, sivil toplum kuruluşlarının gündeme taşıdığı bir mesele bu.

Biz de yaşanan gelişmeleri, kamu kurumlarının ortaya koyduğu veriler ile sokağın nabzını aynı zeminde değerlendirmeye gayret ediyoruz.

Hak verirsiniz ki bir şehirde güvenlik, tek başına istatistiklerden ibaret olmadığı gibi yalnızca kişisel gözlemlerle de değerlendirilebilecek bir mesele değildir.

Resmî veriler, asayişin seyrini ortaya koyan en önemli göstergelerdendir. Ancak bu tablonun günlük hayattaki karşılığını ise vatandaşın kendisini ne kadar güvende hissettiği belirler. Sağlıklı bir değerlendirme ancak bu iki unsur birlikte ele alındığında netice verir.

***

Son dönemde özellikle suç örgütleri, çeteler, kurşunlama olayları, halkın tabiriyle çökmeler ve tefecilik üzerinden yürüyen tartışmalar kamuoyunda geniş yankı buldu.

Bu gelişmeler doğal olarak güvenlik konusunu daha görünür hâle getirdi diyebilirim!.

İşte tam da bu görünür hâle gelen konuyla ilgili olarak geçtiğimiz cuma günü düzenlenen Asayiş Değerlendirme Toplantısı, kamuoyunda merak edilen birçok soruya veriler ışığında cevap aradı.

Vali Murat Zorluoğlu başkanlığındaki toplantıya İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Tarık Hekimoğlu ve Vali Yardımcısı Murat Akyüz katıldı.

Toplantıyı yerinde takip ettim.

Amacım, resmî kurumların ortaya koyduğu tablo ile toplumdaki beklenti ve değerlendirmeleri aynı çerçevede okuyabilmekti. Çünkü güvenlik politikalarının başarısı yalnızca rakamlardaki iyileşmeyle değil, bu iyileşmenin vatandaş tarafından ne ölçüde hissedildiğiyle anlam kazanır.

***

Toplantının ilk bölümünde İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü Fatih İşlek kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Diyarbakır'ın asayiş verilerini geçmiş yıllarla karşılaştırmalı olarak aktardı.

Ortaya konulan rakamlar dikkat çekiciydi.

2025 yılının ilk yedi ayında 18 bin 860 olay meydana gelirken, 2026'nın aynı döneminde bu sayı 17 bin 759'a gerilemiş. Olayların aydınlatılma oranı ise 98'e yükselmiş.

Kadına yönelik şiddet ve aile içi olaylarda da önemli bir düşüş yaşanmış. Geçen yılın aynı döneminde 3 bin 622 olay kayıtlara geçerken, bu yıl sayı 2 bin 296 olarak gerçekleşmiş.

Bu veriler, güvenlik güçlerinin sahadaki mücadelesinin somut sonuçlar ürettiğini gösteriyor.

***

Elbette hiçbir istatistik tek başına bütün resmi anlatmaz. Her olayın ardında bir mağdur, bir aile ve toplumsal bir etki vardır. Ancak açıklanan veriler de sahadaki çalışmanın önemli göstergeleridir. Esas hedef ise bu olumlu tablonun vatandaşın günlük yaşamına daha güçlü şekilde yansımasıdır.

Toplantının önemli başlıklarından biri de uyuşturucuyla mücadeleydi.

Narkokapan operasyonları kapsamında çok sayıda şüphelinin yakalandığı, uyuşturucu ticaretine yönelik operasyonlarda yüzlerce kişinin tutuklandığı ifade edildi.

***

İki bölümlü toplantıda Vali Murat Zorluoğlu'nun özellikle üzerinde durduğu iki konu vardı: Suç örgütleri üzerinden oluşturulan olumsuz algılar ve uyuşturucuyla mücadele.

Geçen yılın ilk yedi ayında 36 milyon kök kenevir imha edilirken, bu yıl aynı dönemde bu rakamın 4,7 milyon köke gerilemesi, sahadaki mücadelenin göz ardı edilemeyecek başarısını ortaya koyuyor.

Hep derim... Uyuşturucuyla mücadelede başarı yalnızca ele geçirilen miktarlarla ölçülemez. Asıl başarı, gençleri bu tehdidin uzağında tutabilmek ve uyuşturucu ticaretini besleyen yapıları kalıcı biçimde etkisiz hâle getirebilmektir. Çünkü bu mesele yalnızca bir asayiş konusu değil, aynı zamanda toplumsal bir yara ve ortak bir mücadele alanıdır.

***

Toplantının ikinci bölümünde konuşan Zorluoğlu önemli mesajlar verdi.

Diyarbakır'ın büyükşehirler arasında asayiş olaylarının en fazla azaldığı ikinci il olduğunu belirtirken, güvenlik güçlerinin sahadaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti.

Konuşmasının en dikkat çeken bölümü ise son dönemde kamuoyunda dile getirilen Diyarbakır sokakları çetelere bırakıldı yönündeki değerlendirmelere ve bu çerçevede basına yansıyan bazı açıklamalara verdiği yanıttı.

Vali Zorluoğlu, bu ifadelerin gerçeği yansıtmadığını, Diyarbakır için böylesi ateşi körükleyici anlayış ve söylemlerin ağır bir itham olduğunu dile getirdi.

Bu noktada sağduyulu bir dengeyi korumak gerekiyor.

Bir taraftan yaşanan sorunları görmezden gelmek doğru değildir.

Diğer taraftan münferit olaylardan hareketle bütün bir şehri güvensizlik algısıyla tanımlamak da Diyarbakır'a haksızlık olur.

Elbette Diyarbakır yalnızca asayiş haberleriyle anılacak bir şehir değildir.

Tarihiyle, kültürüyle, kadim birikimiyle, üretimiyle ve insanıyla Türkiye'nin en önemli şehirlerinden biridir.

Turizmden yatırıma, sanayiden kültüre kadar büyük bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyelin en güçlü dayanağı ise güven ortamıdır.

Bu güven ortamının korunması ise yalnızca kamu kurumlarının değil, toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğudur.

***

Eleştiri elbette olacaktır.

Eksikleri dile getirmek, yanlışları göstermek şehir sevgisinin doğal bir parçasıdır.

Ancak eleştiri ile karamsarlığı büyütmek, sorunları konuşmak ile bir şehri topyekûn olumsuz bir algının içine hapsetmek aynı şey değildir.

Diyarbakır'ın ihtiyacı; sorunları inkâr etmek değil, verilerden güç alarak eksikleri gidermek ve ortak çözümler üretmektir.

Toplantının sonunda gündeme gelen Amedspor konusu da bu sürecin farklı bir boyutunu ortaya koydu.

Süper Lig'e yükselen Amedspor, Diyarbakır için yalnızca sportif bir başarı değil; aynı zamanda şehrin tanıtımı, marka değeri ve toplumsal motivasyonu açısından önemli bir fırsattır.

Futbolun dostluk, kardeşlik ve centilmenlik ikliminde kalması, bu değerin daha da büyümesine katkı sağlayacaktır.

***

Sonuç olarak…

Diyarbakır'ın huzuru hepimizin ortak meselesidir.

Açıklanan veriler, güvenlik alanında olumlu bir tabloya işaret ediyor. Bu kazanımların korunması ve daha da geliştirilmesi ise hem kamu kurumlarının kararlı mücadelesiyle hem de toplumun sağduyusuyla mümkün olacaktır.

Diyarbakır, geçmişin tecrübelerinden ders çıkaran; bugününü daha güvenli, yarınını ise daha umutlu inşa etme iradesine sahip kadim bir şehirdir.

Bu ortak irade korunduğu sürece şehrin huzur ve istikrar yolculuğu daha da güçlenecektir. Kem gözlere rağmen.

***

GÜNÜN SÖZÜ

Gerçekleri konuşmak cesarettir; çözüm üretmek ise sorumluluktur.