3. Koğuşa geleli bir ay olmuştu Mehmet KAVAS, Burhan Emüştekin, Hüseyin Akyıldız ın da gelmesiyle 15 kişi olmuştuk yine de gündüzleri voltamızı 2. Koğuşun bahçesinde atardık.
ULUCANLAR MUSTAFA PEHLİVANOĞLU nun ANISINA
3. Koğuşa geleli bir ay olmuştu Mehmet KAVAS,Burhan Emüştekin,Hüseyin Akyıldız ın da gelmesiyle 15 kişi olmuştuk yinede gündüzleri voltamızı 2. Koğuşun bahçesinde atardık. O gün görüş kabininden çıktım koğuşa doğru giderken baktım görüş kabinlerinin arka tarafında Rahmetli MUSTAFA PEHLİVANOĞLU volta atıyor.Mustafa benden 2 ay sonra gelmişti buraya geldiği gün tanışmış ilerleyen Zaman'da kardeş olup iyice kaynaşmış birçok şeyleri paylaşmak nasip oldu ilerki yazılarımda Mustafa ile olan anılarımı yazacağım.Selam verip voltaya katıldım her görüş günü burda muhakkak volta atar görüş yerinin ziyaretçiler tarafına açılan bir kapı vardı tabiki kilitli bu kilidi açıp ziyaretçiler arasına karışıp kaçmak istiyordu Mustafa, her mahkum ceza evine gelince ilk işi mahkemeye ne Zaman çıkarım diye beklerdi oysa Mustafa,İsa Armağan,Naim Yanık,Mehmet Varlı Geldikleri gün ne Zaman kaçarım diye düşünüyorlardı, içlerinde en sakin ve sessizi Mehmet di Mustafa'yla çoçukluk arkadaşı aynı zaman da bacanaktılar,Mustafa cürüm 3. Koğuşta şu kapıyı açacak birini bul benim burdan bir önce kaçmam lazım,tamam bulacağım söz sen şimdi sakinleş yalnız kimseye bir şey söylemiyeceksin tamam anlaştık.

Yarım saat kadar volta atmııştıkki cürüm Canım döner istiyor dedi o anda arkadaşlardan biri Şahin ziyaretçin var tamam geliyorum bekle beni Mustafa diyip görüş kabinine varınca Ablam ın geldiğini gördüm rutin ziyaret biterken abla bana iki tane ekmek arası döner yaptır aşağıdan yatır tabiki diyip çıkıp meydancıyı bulup bana iki döner yatacak koğuşa götürme biz burda volta atıyoruz buraya getir tamam abi olur.Bir saat kadar geçti bizim dönerler gelmedi ziyaret saati bitti koğuşa geldim meydancılara benim döner ne oldu diğer meydancı koğuşa getirdim abi sizin masaya koydum arkadaşlara sordum kimi masada gördüğünü fakat akibetinin ne olduğunu bilmediğini kimiside hiç görmediğini söyledi tabiki çok kızmıştım yinede kimseye bir şey diyemedim.
Yat saatinden sonra araya çıktım hamamcı Cesiye seslendim buyur abi ya dolabımın anahtarını kaybettim şu benim dolabı açabilirmisin,Abi benim işim düğme açmak yankesicilikten yatıyorum,yinede açaçak Birini biliyorum iyi o zaman çağır gelsin dedim,Birazdan kısa boylu esmer soy ismi Gezgin olan birini getirdi zaten ufak bir sallamalı kilit haydi göster marifetini şu kilidi aç bakalım gezgin bir telle bir dakika sürmemişti benim dolap açılınca görüş yerinin arkasındaki kapıyı açacak adamı bulmuştum.Ertesi gün gel Gezgin beraber volta atalım olur abi birde onluğa beşlik çay ve nihayet Gezgine sordum bir kapı var açabilirmisin benim açamayacağım kapı henüz yapılmadı yeterki isteğim hacet olsun abi oldu gezgin sonra görüşürüz diyip 2.Koğuşa geçip Mustafa ya durumu anlatınca yüzündeki sevinç görülmeye değerdi.
Aslında Uucanlar dan kaçmak o dönem çok basitti yalnız teşkilat yasaklamıştı.her şeyi bireysel ve gizlice yapmalıydık üstelik ben kaçmayacaktım yinede her türlü riski göze almıştım.görüş günü aynı yerde volta atarken Gezgin yanımıza gelecek kapıya bakıp bizden ne isterse temin edecektim ve bir gün o kapı yı açacaktık.akşam ranzamda çayımı içip planları gözden geçirirken bir arkadaş kulağıma senin dönerleri BurhanEmiştekin in yedi diyince hiç oralı olmadım oysa çok kızmıştım yinede Burhan a afiyet olsun benim dönerleri sen yemişsin de bari birini bize bıraksaydın olmazmıydı dediğimde hiç cevap almadım.
Sabah kalkıp kahvaltıdan sonra 2. Koğuşun bahçesinde Mustafa'yla buluşup görüş yerine indiğimizde şok olduk bizim kaçmak istediğimiz kapıyı söküp taş duvar örüyorlardı bir bir birimize şaşkınlıkla bakınca hadi gel voltamızı atalım başka bir yer buluruz kafanı takma dedim öğleden sonra Görüşüme Ablam ve Eniştem gelmişti abla geçenki dönerler çok güzeldi giderken bana 3 tane daha yatır tamam diyince bu sefer kendim inip kapı altından aldım dönerleri görüş yerinin bahçesindeki havuz başına oturduk Bekir Tongül de katılmıştı bize Dönerlerimizi yerken iki yıl sonra bu bahçede Mustafa'nın İdam edileceğini nerden bilecektik. Dar ağacına giderken bile MUSTAFA LAR ÖLÜR ALLAH DAVASI ÖLMEZ diyen yiğit kardeşim.unutulmadın UNUTULMIYACAKSIN .