Tarihi ve turistik ören yerleri bakımından Adıyaman, Nevşehir’den önde bir kenttir. Nemrut gibi insanlık mirası niteliğinde bir değere sahip olan başka kaç il sayabiliriz?

Adıyaman Neden Gelişemiyor?

Bu soru artık bir sitem değil, bir zorunlu muhasebe sorusudur.
Çünkü Adıyaman, sahip olduklarıyla bulunduğu yer arasındaki uçurum en fazla olan illerden biridir.

Tarihi ve turistik ören yerleri bakımından Adıyaman, Nevşehir’den açık ara önde bir kenttir. Nemrut gibi insanlık mirası niteliğinde bir değere sahip olan başka kaç il sayabiliriz?
Peki sonuç ne?

Nevşehir, yıl boyunca yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlarken, Adıyaman turizm gelirleri açısından hâlâ yoksul bir şehir olarak anılıyor.
Demek ki sorun kaynakta değil; sorun yönetimde, planlamada ve vizyonda.

Bu tablo sadece turizmle sınırlı değil.

Spor, Siyaset, Bürokrasi: Aynı Sorunun Farklı Yüzleri

Türkiye’de futbolcu yetiştiren şehirlerin haritasına baktığınızda Trabzon, Ordu, Samsun, İzmir ve Adana hattı hemen öne çıkar.
Peki neden Adıyaman’dan Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş forması giyen sporcular çıkmıyor?

Bu bir “kader” meselesi değildir.
Bu; altyapı kurmamanın, yeteneği zamanında keşfetmemenin ve doğru insanlara alan açmamanın sonucudur.

Aynı durum siyasette ve bürokraside de karşımıza çıkıyor.
Zaman zaman “Adıyamanlı bir bakan olmalı” sloganları atılıyor.

Peki soralım:
Adıyamanlı bir vali yetiştiremeyen bir şehir, nasıl bakan çıkaracak?

Bakanlık, valilik, üst düzey bürokrasi; bunlar tesadüfen gelinen makamlar değildir.
Bunlar kurumsal hafıza, siyasi ağırlık, insan kaynağı planlaması ve uzun vadeli strateji ister.

30 Yıllık Kıyas, Acı Gerçek

Otuz yıl önce Adıyaman; Malatya, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa ile birçok alanda başa baş sayılabilirdi.
Bugün tablo ortada.

O dönem belde olan Karaköprü, bugün nüfusu, sosyal alanları, spor tesisleri, parkları, alışveriş merkezleri ve ekonomik canlılığıyla Adıyaman’ın önüne geçmiş durumda.

Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve Malatya büyükşehir oldu; Adıyaman ise hâlâ yerinde sayıyor.
Eğer bu hız farkı devam ederse, 20 yıl sonra Kahta’nın Adıyaman merkezini geçmesi kimse için sürpriz olmayacaktır.

Sorun Eleştiri Değil, Aksiyon Eksikliği

Bu meseleleri yazmak, eleştirmek zor değil.
Yıllardır üstadımız Necati Atar, bu şehrin her hâlini hicvediyor, anlatıyor, uyarıyor.

Ama sorun şu: Eleştiri var, aksiyon yok.

Boşluk olunca ne olur?
Meydan şarlatanlara kalır.

“Geri kalmışlık edebiyatı”, hemen hemen her toplantıda Adıyaman’ı malzeme olarak kullanıp üzerinden kendine alan açmaya çalışanların eline düşer.
Tabii olan yine kente olur.

Adıyaman’ın ihtiyacı daha fazla slogan değil;
daha fazla iş bilen insanın sahaya sürülmesidir.

İnsan Var, Değer Var; Ama Sahaya İnen Yok

Bu şehirde bir şeyler yapabilecek bilgiye, birikime ve vizyona sahip insanlar var.
Ama onları fark edecek, dinleyecek ve önünü açacak bir irade eksik.

Bir siyasi sorumlu çıkıp futbolun içinden gelen Nuri Sever’in kapısını çalsa,
Bir siyasi sorumlu İrfan Turan’a gidip “Biz senin arkandayız” deyip sahaya davet etse, “Gel, bizim çocuklarımızı eğit” dese; bu değerleri Ankara’ya kaptırmak yerine Adıyaman’da tutabilse…

Bir siyasi sorumlu çıkıp “Kıymaz, Adıyaman turizmini geliştirmek için kolları sıva, işe koyul” dese;
10 yıl sonra Adıyaman, Sanremo kadar bilinir, Nevşehir’den daha popüler hâle gelir.

İşte o zaman bu şehir silkelenir.

Mevcut durum devam ederse; değerlerimiz İrfan Turan gibi göç ederse, şehir geriye düşmeye devam eder.
Değer gitti mi, ardından sadece “ah vah” kalır.

Son Söz

Adıyaman’ın sorunu ne kaderdir,
ne coğrafyadır,
ne de imkânsızlıktır.

Adıyaman’ın sorunu;
doğru insanı, doğru zamanda, doğru yerde kullanamamaktır.

Gelişmiş şehirler mucizeyle değil;
akıl, plan, liyakat ve cesaretle büyür.

Adıyaman da büyür.
Yeter ki artık seyretmeyi bırakıp, harekete geçmeyi, aksiyon almayı seçelim.