Belki birazdan okuyacağınız satırlar size çok tanıdık gelecek. Hatta "Bunu zaten biliyoruz." ya da "Ne kadar da klişe." diye düşünebilirsiniz.

Belki birazdan okuyacağınız satırlar size çok tanıdık gelecek. Hatta "Bunu zaten biliyoruz." ya da "Ne kadar da klişe." diye düşünebilirsiniz. Belki de bu yazıyı gereksiz ya da saçma bulanlar olacaktır. Ama bazen en çok bildiğimiz şeyleri, en çok unuturuz. Ben de ara sıra, en başta kendim olmak üzere, bunları yeniden hatırlatmaya ihtiyaç duyuyorum. İşte bu yüzden bu satırları kaleme aldım.

Gülümse… Çünkü Hayat Devam Ediyor…………

Hayat bazen omuzlarımıza görünmeyen yükler bırakır.

Kırgınlıklar, hayal kırıklıkları, kayıplar, ertelenen hayaller…

İnsan bazen geçmişin ağırlığını bugüne taşıdığını fark etmeden yaşamaya devam eder. Oysa en büyük yük, geride kalması gerekenleri sırtımızda taşımaktır.

Hepimizin "keşke" dediği günleri vardır. Söylenemeyen sözler, kaçırılan fırsatlar, telafisi olmayan hatalar…

Ama hayatın ilginç bir de matematiği vardır;

“Geçmiş değişmez, gelecek ise henüz yazılmamıştır.”

İşte tam da bu yüzden bazen sadece gülümsemek gerekir.

Bu, yaşananları yok saymak değildir.

Acıları küçümsemek hiç değildir.

Gülümsemek, yaşama yeniden "evet" diyebilmektir. Yeniden başlayabileceğine inanabilmektir.

Dün, bugünün öğretmenidir ama bugünün sahibi değildir.

Geçmişten ders alınır; fakat geçmişte yaşanmaz. Çünkü insan sürekli arkasına bakarak yürürse önündeki yolu göremez. Hayat da tam bu noktada bizden bir tercih yapmamızı ister: Ya eski yaraları büyüteceğiz ya da yeni umutlara yer açacağız.

Umut, çoğu zaman yanlış yerde aranıyor.

Kimi insanlar onu geçmişte kaybettiklerini düşündükleri mutlulukta arıyor. Oysa umut, geride bıraktıklarımızda değil; henüz yaşamadığımız yarınlarda saklıdır.

Belki bugün işler istediğimiz gibi gitmiyor.

Belki emeklerimizin karşılığını alamıyoruz.

Belki hayat planladığımız kadar adil davranmıyor.

Ama hiçbir gece sonsuza kadar sürmüyor.

Doğa bize her gün aynı gerçeği hatırlatıyor. En uzun gecenin ardından bile güneş doğuyor. Bahar, en sert kışın ardından geliyor. İnsan da tıpkı doğa gibi yeniden yeşerebiliyor.

Yeter ki umudunu kaybetmesin.

Gülümsemek bazen en büyük direniştir.

Hayata küsmemektir.

"Ben hâlâ buradayım." diyebilmektir.

Çünkü hayat, bekleyenlere değil; adım atanlara kapılarını açar. Yol, yürüyene görünür. Değişim, cesaret edenlerle başlar.

Belki bugün atacağınız küçük bir adım, yarın hayatınızın en büyük dönüşümünün başlangıcı olacaktır.

Bu yüzden dünü olduğu yerde bırakın.

Bugünün kıymetini bilin.

Yarına ise umudunuzu gönderin.

Çünkü insanın en güçlü sermayesi ne parasıdır ne makamı…

En büyük gücü, yeniden başlayabilme cesaretidir.

Ve bazen bütün değişim, içten gelen küçücük bir tebessümle başlar.

Gülümseyin… Çünkü umut, geleceğin en güzel habercisidir.