Kimimiz bu yolda koşarız, kimimiz ağır adımlarla ilerleriz. Kimimiz ellerimizle hayata tutunur, kimimiz başka insanların ellerinde kendi gücümüzü buluruz.

BİRBİRİMİZE YOL OLMAK

Her insanın hayat yolculuğu farklı bir yerde, farklı şartlarda başlar. Kimimiz bu yolda koşarız, kimimiz ağır adımlarla ilerleriz. Kimimiz ellerimizle hayata tutunur, kimimiz başka insanların ellerinde kendi gücümüzü buluruz.

Ama hayatın gerçek güzelliği, yolun sonuna herkesten önce varmakta değildir. Asıl güzellik; aynı yolu yan yana, gönül gönüle yürüyebilmektir.

Ben inanıyorum ki bir insana yol olmak, onun önüne çıkan engelleri kaldırabilmektir. Bir insana el olmak, tutunmaya ihtiyaç duyduğu anda ona tereddütsüz uzanabilmektir. Bir insana ayak olmak ise gidemediği yere ulaşmasına destek olmak, önündeki mesafeleri birlikte aşabilmektir.

Fakat bütün bunlardan daha önemlisi, engelli bireylerin başkalarının merhametine muhtaç insanlar olmadığını anlayabilmektir.

Bizim ihtiyacımız acınmak değil, anlaşılmaktır.

İhtiyacımız ayrıcalık değil, hayatın her alanında diğer insanlarla aynı imkânlara sahip olabilmektir.

Bir kaldırıma çıktığımızda önümüze aşılmaz bir engel konulmamasını, bir kamu binasına gittiğimizde kapıda kalmamayı, eğitimden çalışma hayatına, ulaşımdan sosyal yaşama kadar toplumun doğal bir parçası olduğumuzun kabul edilmesini istiyoruz.

Çünkü çoğu zaman asıl engel bedenimizde değildir.

Asıl engel; çıkamadığımız merdivendedir, kullanamadığımız kaldırımdadır, giremediğimiz binadadır. Bazen de bizi olduğumuz gibi görmek yerine eksiklerimiz üzerinden değerlendiren bakışlardadır.

İnsan bedeni eksilebilir. Ellerini kaybedebilir, ayaklarını kaybedebilir. Görmeyebilir, duymayabilir veya hayatını farklı koşullar altında sürdürmek zorunda kalabilir. Fakat insanın hayalleri, onuru, sevgisi ve yaşama arzusu eksilmek zorunda değildir.

Ben engelliliğe böyle bakıyorum.

Bir toplumun gelişmişliği yalnızca yükselen binaları, geniş yolları ve teknolojik imkânlarıyla ölçülmez. O toplumun gerçek medeniyet seviyesi; engellisine, yaşlısına, çocuğuna ve desteğe ihtiyaç duyan insanına nasıl davrandığında ortaya çıkar.

Bazen küçücük bir dokunuş bir insanın hayatını değiştirir. Bazen samimi bir tebessüm, bazen “Ben yanındayım” diyebilmek, bazen de hiçbir şey söylemeden yanında durabilmek…

Hayat hepimize aynı şartları sunmuyor. Ama birbirimizin hayatını kolaylaştırmak bizim elimizde.

Bu nedenle birbirimize yalnızca el ya da ayak olmayalım.

Birbirimize yol olalım.

Öyle bir yol açalım ki kimse geride kalmasın, kimse kendisini yük gibi hissetmesin, kimse hayallerinden bedensel engelleri yüzünden vazgeçmek zorunda kalmasın.

Çünkü sevginin önünde engel, dayanışmanın önünde mesafe yoktur.

Ve unutmayalım:

Bir insanın önündeki engeli kaldırmak, yalnızca onun yolunu değil; insanlığın yolunu da açmaktır.